BÜYÜK FAS TURU: Kraliyet şehirleri ve çöl rüyası (22-29 Ekim)
{"slide_to_show":"1","slide_to_scroll":"1","autoplay":"true","autoplay_speed":"3000","speed":"300","arrows":"true","dots":"true","loop":"true","nav_slide_column":5,"rtl":"false"}

Tur Kodu : NVT-YD-5

Sezon : 2018

Tur Tarihleri : 

22-29 Ekim

Bu Turu Değerlendir

Rezervasyon Yap

22 Ekim  Pazartesi:  İstanbul-Kazablanka
Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Gidiş Terminalinde saat 09.45’de buluşma. Check-in ve pasaport işlemlerinin ardından Türk Hava Yolları’nın TK617 no’lu seferiyle saat 10.55’de Kazablanka’ya uçuş. Saat 14.00’deki varışımızın ardından şehre transfer ve panoramik şehir turu yapıyoruz. Gezimizde Kazablanka’nın dış mahallelerini, Habous denilen, 1930 yılında Fransızlar tarafından kurulmuş olan ve geleneksel Fas mimarisi ile modern Fransız mimarisinin bir karışımı olan düzgün sokakları, güzel evleriyle zengin mahallelerini ve Medina’yı (eski şehir) göreceğiz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.

23 Ekim Salı:  Kazablanka-Rabat-Fez
Kahvaltının ardından Fas’ın en büyük, dünyanın ise en büyük yedinci camii olan II. Hasan camisini ziyaret ediyoruz ve Atlas Okyanusu kıyısındaki sahil şeridinde kısa bir gezi yapıyoruz. Ardından Kazablanka’dan ayrılıyor, Fas’ın başkenti Rabat’a devam ediyoruz. Burada Kraliyet Sarayı’nı, 19. yüzyılın sonlarında bölgeye gelen Avrupalılar tarafından Fas Musevileri için kurulmuş olan Yahudi Mahallesi “Mellah”, Hassan Kulesi ve Oudayas’ı ziyaret ediyoruz. Öğle yemeğimiz, tipik Fas mutfağını tanıyabileceğimiz yerel bir restoranda alıyoruz. Öğleden sonraki durağımız Volubilis antik kenti. Günümüze dek muhafaza edilmiş mozaikleri ile UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Volubilis gezisinden sonra yine UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Meknes’e hareket ediyoruz. Dört Kraliyet şehrinden biri olan Meknes’te bir mola veriyor ve muhteşem şehir surunu ve kapısını görüyoruz; özellikle bu şehirde gelişmiş olan seramik sanatının örneklerini görüp satın alabiliriz. Gezinin ardından konaklayacağımız Fez’e varıyoruz. Otelimize yerleşiyoruz. Akşam yemeği ve konaklama Fez’deki otelimizde.

24 Ekim Çarşamba: Fez

Sabah kahvaltımızdan sonra UNESCO Dünya Miras Listesinde yer alan tarihi Fez gezimize başlıyoruz. Marakeş ve Rabat’tan sonra Fas’ın üçüncü büyük kenti olan Fez’de ilk olarak eski şehire (Fez El-Bali) dalıp kendimizi kaybedebiliriz. İçine araç girmeyen, yük ve eşya naklinin sadece eşeklerle yapılabildiği daracık sokaklarda grubumuz ve rehberimizi kaybetmemeye çalışarak, ilginç bir yürüyüş yapıyoruz. Gezimizde göreceğimiz yapılar, Ebu İnam Medresesi,
II. Mevlay İdris Zaviyesi, El-Attarin Medresesi, Misbahiye Medresesi, Es-Saharic Medresesi,
Dar Bahta Müzesi, Kairouan Cami … (15 bin kişilik bu camiye Müslüman olmayanların girmesi ise yasak.) Tabakhaneler ve deri boyama atölyeleri de keskin kokularıyla varlıklarını bize hissettirecekler. Bunları görmeden geçmeyeceğiz ve tabii ki burada üretilen binbir çeşit deri ürününden almak için molalar vereceğiz.  Öğle yemeğimiz otantik bir restoranda tipik Fas yemekleriyle. Öğleden sonra ise Yahudi Mahallesi ve Kraliyet Sarayı’nı göreceğiz. Akşamüstü otele dönüş veya kendi başımıza şehri keşfetmeye devam etmek veya alışverişler için serbest zaman. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.

25 Ekim Perşembe: Fez-Ifrane-Erfoud
Sabah kahvaltımızın ardından Erfoud’a doğru yola çıkıyoruz. Yolumuzun üzerinde Ifrane’de mola veriyoruz. Deniz seviyesinden 1600 metre yüksekte kurulmuş çam, sedir ve meşe ormanları ile çevrili olan kent, Fransız Alp mimarisi ile dikkat çekmektedir. Ardından  muhteşem manzaralar eşliğinde Midelt üzerinden çöl sınırında kurulmuş Erfoud’a doğru yola devam ediyoruz. Sahra Çölü’nün Kapısı adıyla bilinen Erfoud’daki otelimize yerleşiyoruz. Akşam yemeği ve geceleme otelimizde.

26 Ekim Cuma: Erfoud-Todra Kanyonu-Ouarzazate
Sabah erken saatte otelimizden çıkış yaparak güneşin doğuşunu izlemek için 4×4 araçlarımızla Merzouga’nın kum tepelerine hareket ediyoruz. Kum tepeleri arasında güneşin doğuşunu izledikten sonra vereceğimiz molada dileyen misafirlerimiz develer üzerinde kısa bir kervan yolculuğu yapabilirler. Çöl gezisi sonrası Ouarzazate’ye doğru yola çıkıyoruz. Atlas Dağları’nın eteğinde yapacağımız yolculuk palmiye ormanları ile süslü Draa Vadisi üzerinden devam edecek. Yolumuzun üzerinde muhteşem Todra Kanyonu’nu göreceğiz. Akşamüstü çölde bir vaha gibi karşımıza çıkan  Ouarzazate’ye varıyoruz ve otelimize yerleşiyoruz. Akşam yemeği ve geceleme otelimizde.

27 Ekim Cumartasi:  Ouarzazate-Marakeş
Sabah uyandırma, odaların boşaltılması ve kahvaltının ardından Marakeş’e doğru yola çıkıyoruz. İlk olarak Fransa sömürgesi altındayken ülkeyi yöneten Glaoui Ailesi’nin evi olan ve bir dönem ülkenin en büyük kalesi olarak adlandırılan Kasbah Taourirt’i ziyaret ediyoruz. Gezimizin ardından Unesco Dünya Miras Listesi’nde yer alan ve  ‘Çağrı’, ‘Mumya’, ‘Gladyatör’, ve Cennet Krallığı’ gibi bir çok filme set olmuş muhteşem kasır Ait Ben Haddou’yu geziyoruz. Bu doğal platoyu fotoğrafladıktan sonra Marakeş’e doğru yolumuza devam ediyoruz. Atlas Dağları’nı tırmanarak gerçekleştireceğimiz bu yolculukta 2260 metrede bulunan Tichka Tepesi’nde mola vererek, muhteşem manzarayı seyredeceğiz. Marakeş’e varışımızın ardından otelimize transfer oluyoruz. Akşam yemeği ve geceleme otelimizde.

28 Ekim Pazar:  Marakeş
Sabah kahvaltımızın ardından imparatorluk kentlerinin arasında en ilginci, güneyin incisi olarak bilinen ve tarihi merkezi UNESCO Dünya Miras listesinde olan Marakeş’i keşfetmeye başlıyoruz. Önce, labirenti andıran dar sokakları ve caddeleri ile, her yana yayılmış, rengarenk yerel ürünlerin satıldığı dükkanları ve tezgahları ile Medina’yı geziyoruz. Burada kumaşçılar, demirciler, dabakhaneler ve dericiler, ahşap ustaları gibi el sanatlarının tüm örnekleri ile karşılaşacağız. Daha sonra Koutoubia Camii, Fas işi mozaik ve ahşap süslemelerle bezeli Bahia sarayı, Saadi türbeleri ve zeytin ağaçlarıyla çevrili Menara Bahçeleri görülecek yerler arasında. Gezimizi, Jamaa El Fna Meydanı’nda tamamlıyoruz. Daha sonra otelimize dönüyoruz. Son akşam yemeğimizi, otel dışında otantik bir restoranda yerel tatlarla, müzik ve dans şovu eşliğinde yiyeceğiz. Akşam yemeğinden sonra dilersek tekrar Jamaa El Fna meydanına gidebilir ve bu cümbüş mekanının gece halini yaşayabiliriz. Meddahlar, yılan oynatıcıları, maymun oynatıcıları, ateş gösterisi yapanlar, dövmeciler, hokkabaz ve cambazların gösterileri ile şenlenen Jamaa El Fna için kısaca “açık hava tiyatrosu” diyebiliriz. Meydana bakan bir mekanda naneli çaylarımızı içtikten sonra, otelimize dönüyoruz.

29 Ekim Pazartesi:  Marakeş-Kazablanka-İstanbul
Sabah erken saatte otelimizden ayrılarak Kazablanka’ya doğru yola çıkıyoruz. Yaklaşık 2,5 saatlik bir yolculukla Kazablanka Havalimanı’na ulaşıyoruz. Check in ve pasaport işlemlerinin ardından Türk Hava Havayolları’na ait TK618 no’lu uçuşla 14.35’de İstanbul’a hareket ediyoruz. Saat 21.20’de İstanbul’a varış. Turumuzun sonu.

Tur fiyatı:
İki kişilik odada bir kişi fiyatı   :
Üç kişilik odada bir kişi fiyatı  : 
Tek kişi farkı                              : 

Fiyata dahil olan hizmetler :

  • THY’nin tarifeli seferleri ile, ekonomi sınıfında İstanbul-Kazablanka-İstanbul  uçuşları ve alan vergileri
  • Grup sayısına göre konforlu klimalı tur aracıyla programdaki tüm geziler
  • 4 ve 5 yıldızlı otellerde yarım pansiyon konaklama
  • 6 öğle yemeği
  • Programdaki tüm geziler ve belirtilen müze ve ören yerlerine giriş ücretleri
  • Çölde jip safari
  • Gezinin başından sona kadar profesyonel Türk rehber refakati
  • Yurtdışı seyahat sigortası (65 yaş altı için hesaplanmıştır, 65 yaş üstü için bir miktar artabilir)
  • Novitas Turizm gezi bilgi kitapçığı
  • NOVITAS sırt çantası ve bagaj etiketi

Fiyata dahil olmayan hizmetler :

  • Yurtdışı çıkış harcı
  • Kişisel harcamalar
  • Öğle yemekleri

Türk vatandaşları için Fas vizesi gerekmemektedir.

Ülkeyle ilgili özel giyim kurallarına göre, camilere ve kiliselere girerken şort, etek ya da dar kıyafetler gitmekten kaçınılmalıdır. Yanınıza, şal ya da başörtü almanızı öneririz. Camilere girerken ayakkabılarınızı çıkarmalısınız. Kolayca giyilip çıkarabileceğiniz gömlek, pamuklu pantolonlar, rahat yürüyüş ayakkabıları, akşamları için ince montlar almanızı öneririz.

Bu turumuzun artıları:

UNESCO Dünya Miras Listesi’ndeki 5 önemli yer:

  • Tarihi Fas Şehri, Tarihi  Marakeş Şehri, Ait-Ben-Haldun’daki Berberi Evleri,
  • Tarihi Meknes Şehri, Volubilis Antik Kenti
  • Atlas Dağları’nın eteğindeki pek çok ünlü filmin doğal çekim platosu olan Ait Ben Haddou’yu görme imkanı
  • Merzouga’da çölde jip safari yapma imkanı
  • Fas’ın farklı bölgelerinde, birbirinden çok farklı coğrafyaları yaşama imkanı

FAS

446.550 kilometrekarelik bir yüzölçümüne sahip olan Fas Krallığı Afrika kıtasından bulunmasına rağmen Afrika Birliği’ne üye olmayan tek ülkedir. Berberice’de ‘El-Magrib’ olarak anılan Fas, ‘batıdaki yer’ anlamına taşımaktadır. Türkçe’de Fas olarak bilinmesi ise, Osmanlı döneminde üretilen feslerin ülkeninFes şehrinde üretilmesinden kaynaklanır. Geniş yetiklere sahip bir kralla Temsilciler Meclisi ve Danışmanlar Meclisi olmak üzere ikiye ayrılan parlamenter bir monarşi rejimiyle idare edilmektedir. Kral hem avukat hem de liderdir. Fas’ın vaktiyle Fransız sömürgesi altında olması ülke halkının ana dili seviyesinde Fransızca konuşabilmesine neden olmuştur. Bozulmayan Akdeniz ve okyanus sahilleri, verimli topraklarıyla Fas,
Afrika’nın en kendine has ülkesi olarak görülmektedir. Başkent Rabat’ın resmi ve kurumsal havasının yanında ülkenin en turistik ve bilinen şehirleri Marakeş ve Kazablanka’dır. Renkli pazar yerleri, portakal ağaçlarıyla dolu caddeleri, kızıl ve gizemli havasıyla Marakeş’i ve Portekizce’de ‘beyaz ev’ anlamına gelen Kazablanka’nın beyaza bürünmüş sokaklarını görmek için her sene binlerce turist ülkeyi ziyaret ediyor. Fas’a seyahat etmeyi planlıyorsanız mutlaka bir gecenizi Sahra Çölü’nde yıldızların altında geçirmelisiniz. Plajlarıyla dikkat çeken Agadir’de ise okyanusta sörf yapma fırsatı yakalayabilirsiniz.

Kazablanka, Fez, Marakeş, Meknes, Essaovira, Muhammediye, Rabat ve Tangier ülkenin şehirleridir. Dar sokakları, eski yapıları, tarihsel anıtları ve 17. yüzyıldan kalma hisarıyla en çok turist çeken bölgelerinden biri olan Rabat, Fas’ın başkenti ve aynı zamanda önemli bir öğretim merkezidir. Kazablanka Fas’ın en büyük şehridir. Atlas Okyanusu kıyısında bulunur ve bir liman kentidir. 1942’de çekilen Hollywood filmi Casablanca ile şehrin popülaritesi artmıştır. Marakeş, Fas’ın ilk başkenti olma özeliiğini taşıyan Atlantik ve Fas arasında bulunan bir geçiş noktasıdır. ‘Kırmızı Şehir’ olarak bilinen Marakeş ticarette Afrika’da ve dünyada en aktif rol alan şehirlerin başında gelir.

Afrika kıtasının kuzeybatı ucunda yer alan Fas, kuzeyde Cebelitarık Boğazı ve Akdeniz, doğuda Cezayir, güneyde Moritanya ve batıda Atlas Okyanusu ile çevrilidir. Atlas Okyanusu’ndan başlayıp Akdeniz’de son bulan 3500 kilometrelik bir sahil şeridine sahiptir.

Resmi dil Arapça’dır. Bunun yanı sıra ülkede çok sayıda var olan Berberilerin kullandığı Berberice dili ve bunun alt dili olan Shelha dili de konuşulmaktadır. Resmi dairelerde Fransızca kullanıldığı gibi, ülkenin kuzey kesiminde İspanyolca da konuşulur.

Resmi din İslam’dır. Halkın yaklaşık yüzde 99’u Müslümandır. Çoğu Avrupa asıllı olan Hristiyanların oranı ise yüzde 1’dir. Yahudiler ise nüfusun yüzde 0,5’ini temsil eder. Müslümanlarda Maliki mezhebine mensup kişiler çoğunluktadır, onların ardından ise Hanefiler gelir. Kazablanka’daki dünyanın en büyük üçüncü camisi olan II. Hasan Camii 25.000 kişilik bir kapasiteye sahip ve aynı zamanda 210 metrelik minaresiye dünyanın en uzun minaresine sahip camidir.

M.Ö. 8000 yıllarına dayanan geçmişiyle Fas, Arapların Kuzey Afrika’yı fethinden 100 yıl sonra, 788’de Faslı Müslüman hanedanlarının yönetimine girmiştir. 1860 yılında İspanya Kuzey Fas’ı işgal etmiş ve işgal edilen Fas ve karşısındaki güçlü Avrupa devleti arasında ülkenin egemenliğine zarar verecek bir ticari rekabet başlamıştır. 1912’de Fransa’nın ülke üzerinde hâkimiyet kurmasıyla başlayan bağımsızlık mücadelesini 1956’da kazanmış ve bağımsızlığını ilan etmiştir.
Fas, 1975 yılındaki ‘Yeşil Yürüyüş’ denilen bir yürüyüşle ellerinde sadece Kur’an’larla Sahra Çölü’ne giren Fas halkı bu eylemlerinden sonra karşı bir direnişle karşılaşmadan çölün hakimiyetini kazanmışlardır. Günümüzde Fas ve Afrika Birliği arasındaki Sahra Çölü problem halen devam etmektedir. Fas, Batı Sahra’nın tümü üzerinde hak iddia etse de Birleşmiş Milletler ile Afrika Birliği bunu reddetmektedir.

Marakeş’in en renkli meydanı ‘Sonsuzluk Meydanı’ anlamına gelen Djemaa El Fna adlı meydandır. Seyyar mutfaklar, sebze-meyve suyu satıcıları, yılan-maymun oynatıcıları, falcılar, kına yakan kadınlar, geleneksel kıyafetli dansçılarıyla bu meydan tam bir panayır yeridir ve Fas kültürüne dair çok şey söyler. Dolayısıyla Fas seyahatlerinizde mutlaka Marakeş’e gidip bu
meydanı görmeniz önerilir. Afrika ülkesi olmasına rağmen coğrafi konumu açısından Avrupa’ya olan yakınlığı sebebiyle Fas
kültürel, ekonomik ve siyasi açıdan diğer Afrika ülkeleriyle farklılıklar göstermektedir. Ülke kültürünün genelinde islami ve Avrupai izler görülmekte; Afrika’daki diğer kültürlerden de etkilenildiğ açık bir şekilde gözlemlenebilmektedir.
Camilerde İslam, bahçe ve çeşmelerde Endülüs, binaların yapısında ise Fransız kültürünün etkileri görülmektedir.

Fas mutfağı, Afrika’nın en etkileyici mutfağı olarak gösterilmektedir. Baharatlarının zenginliği, şeker ve tuzun birlikte kullanımı, taze ve kuru meyvelerin bolluğu Fas mutfağını lezzetli ve çekici kılan özelliklerin başında gelir. Kullandıkları malzemeler açısından Türk mutfağı ile benzerlik gösterirler. En önem verdikleri öğün ise öğle yemeğidir. Öğle yemeklerinde tabiri caizse kendilerini krallara layık bir sofra ile ödüllendirirler. Ülkenin birçok yerinde elle yemek yiyen insanlar görülmektedir. İnanışa göre bir parmakla melekler, iki parmakla emirler, üç parmakla peygamberler ve dört-beş parmakla da şeytan yemek
yer. Faslılar ise üç parmakla yemeyi tercih ederler. En ünlü yemekleri arasında irmik ağırlıklı hazırlanan, içinde sebze ve et bulunan kuskus ve çeşitli baharat sosları ile hazırlanan etlerin özel kaplarda kömür ateşinde pişirilmesiyle hazırlanan Tajin
yemeği gelir. Türk kültüründe de olduğu gibi yemekten önce getirilen çorbaya Harira adı verilir,
birçok sebzeden yapılan bir yemektir. Kefta denilen yemekleri de köfteden farklı değildir. Kahvaltıda çok çeşit yenmez. Peynir kültürü çok fazla gelişmemiştir. Bu yüzden de kahvaltılarda genelde yağ, reçel, zeytin ve bazlama servis edilir. Sokak satıcıları oldukça ön plandadır. Bir kazan içinde yalnızca su ve baharat eklenerek pişirilen  Salyangoz, ülke genelinde çok meşhurdur.

[]
1
Step 1

Previous
Next

22 Ekim  Pazartesi:  İstanbul-Kazablanka
Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Gidiş Terminalinde saat 09.45’de buluşma. Check-in ve pasaport işlemlerinin ardından Türk Hava Yolları’nın TK617 no’lu seferiyle saat 10.55’de Kazablanka’ya uçuş. Saat 14.00’deki varışımızın ardından şehre transfer ve panoramik şehir turu yapıyoruz. Gezimizde Kazablanka’nın dış mahallelerini, Habous denilen, 1930 yılında Fransızlar tarafından kurulmuş olan ve geleneksel Fas mimarisi ile modern Fransız mimarisinin bir karışımı olan düzgün sokakları, güzel evleriyle zengin mahallelerini ve Medina’yı (eski şehir) göreceğiz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.

23 Ekim Salı:  Kazablanka-Rabat-Fez
Kahvaltının ardından Fas’ın en büyük, dünyanın ise en büyük yedinci camii olan II. Hasan camisini ziyaret ediyoruz ve Atlas Okyanusu kıyısındaki sahil şeridinde kısa bir gezi yapıyoruz. Ardından Kazablanka’dan ayrılıyor, Fas’ın başkenti Rabat’a devam ediyoruz. Burada Kraliyet Sarayı’nı, 19. yüzyılın sonlarında bölgeye gelen Avrupalılar tarafından Fas Musevileri için kurulmuş olan Yahudi Mahallesi “Mellah”, Hassan Kulesi ve Oudayas’ı ziyaret ediyoruz. Öğle yemeğimiz, tipik Fas mutfağını tanıyabileceğimiz yerel bir restoranda alıyoruz. Öğleden sonraki durağımız Volubilis antik kenti. Günümüze dek muhafaza edilmiş mozaikleri ile UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Volubilis gezisinden sonra yine UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Meknes’e hareket ediyoruz. Dört Kraliyet şehrinden biri olan Meknes’te bir mola veriyor ve muhteşem şehir surunu ve kapısını görüyoruz; özellikle bu şehirde gelişmiş olan seramik sanatının örneklerini görüp satın alabiliriz. Gezinin ardından konaklayacağımız Fez’e varıyoruz. Otelimize yerleşiyoruz. Akşam yemeği ve konaklama Fez’deki otelimizde.

24 Ekim Çarşamba: Fez

Sabah kahvaltımızdan sonra UNESCO Dünya Miras Listesinde yer alan tarihi Fez gezimize başlıyoruz. Marakeş ve Rabat’tan sonra Fas’ın üçüncü büyük kenti olan Fez’de ilk olarak eski şehire (Fez El-Bali) dalıp kendimizi kaybedebiliriz. İçine araç girmeyen, yük ve eşya naklinin sadece eşeklerle yapılabildiği daracık sokaklarda grubumuz ve rehberimizi kaybetmemeye çalışarak, ilginç bir yürüyüş yapıyoruz. Gezimizde göreceğimiz yapılar, Ebu İnam Medresesi,
II. Mevlay İdris Zaviyesi, El-Attarin Medresesi, Misbahiye Medresesi, Es-Saharic Medresesi,
Dar Bahta Müzesi, Kairouan Cami … (15 bin kişilik bu camiye Müslüman olmayanların girmesi ise yasak.) Tabakhaneler ve deri boyama atölyeleri de keskin kokularıyla varlıklarını bize hissettirecekler. Bunları görmeden geçmeyeceğiz ve tabii ki burada üretilen binbir çeşit deri ürününden almak için molalar vereceğiz.  Öğle yemeğimiz otantik bir restoranda tipik Fas yemekleriyle. Öğleden sonra ise Yahudi Mahallesi ve Kraliyet Sarayı’nı göreceğiz. Akşamüstü otele dönüş veya kendi başımıza şehri keşfetmeye devam etmek veya alışverişler için serbest zaman. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.

25 Ekim Perşembe: Fez-Ifrane-Erfoud
Sabah kahvaltımızın ardından Erfoud’a doğru yola çıkıyoruz. Yolumuzun üzerinde Ifrane’de mola veriyoruz. Deniz seviyesinden 1600 metre yüksekte kurulmuş çam, sedir ve meşe ormanları ile çevrili olan kent, Fransız Alp mimarisi ile dikkat çekmektedir. Ardından  muhteşem manzaralar eşliğinde Midelt üzerinden çöl sınırında kurulmuş Erfoud’a doğru yola devam ediyoruz. Sahra Çölü’nün Kapısı adıyla bilinen Erfoud’daki otelimize yerleşiyoruz. Akşam yemeği ve geceleme otelimizde.

26 Ekim Cuma: Erfoud-Todra Kanyonu-Ouarzazate
Sabah erken saatte otelimizden çıkış yaparak güneşin doğuşunu izlemek için 4×4 araçlarımızla Merzouga’nın kum tepelerine hareket ediyoruz. Kum tepeleri arasında güneşin doğuşunu izledikten sonra vereceğimiz molada dileyen misafirlerimiz develer üzerinde kısa bir kervan yolculuğu yapabilirler. Çöl gezisi sonrası Ouarzazate’ye doğru yola çıkıyoruz. Atlas Dağları’nın eteğinde yapacağımız yolculuk palmiye ormanları ile süslü Draa Vadisi üzerinden devam edecek. Yolumuzun üzerinde muhteşem Todra Kanyonu’nu göreceğiz. Akşamüstü çölde bir vaha gibi karşımıza çıkan  Ouarzazate’ye varıyoruz ve otelimize yerleşiyoruz. Akşam yemeği ve geceleme otelimizde.

27 Ekim Cumartasi:  Ouarzazate-Marakeş
Sabah uyandırma, odaların boşaltılması ve kahvaltının ardından Marakeş’e doğru yola çıkıyoruz. İlk olarak Fransa sömürgesi altındayken ülkeyi yöneten Glaoui Ailesi’nin evi olan ve bir dönem ülkenin en büyük kalesi olarak adlandırılan Kasbah Taourirt’i ziyaret ediyoruz. Gezimizin ardından Unesco Dünya Miras Listesi’nde yer alan ve  ‘Çağrı’, ‘Mumya’, ‘Gladyatör’, ve Cennet Krallığı’ gibi bir çok filme set olmuş muhteşem kasır Ait Ben Haddou’yu geziyoruz. Bu doğal platoyu fotoğrafladıktan sonra Marakeş’e doğru yolumuza devam ediyoruz. Atlas Dağları’nı tırmanarak gerçekleştireceğimiz bu yolculukta 2260 metrede bulunan Tichka Tepesi’nde mola vererek, muhteşem manzarayı seyredeceğiz. Marakeş’e varışımızın ardından otelimize transfer oluyoruz. Akşam yemeği ve geceleme otelimizde.

28 Ekim Pazar:  Marakeş
Sabah kahvaltımızın ardından imparatorluk kentlerinin arasında en ilginci, güneyin incisi olarak bilinen ve tarihi merkezi UNESCO Dünya Miras listesinde olan Marakeş’i keşfetmeye başlıyoruz. Önce, labirenti andıran dar sokakları ve caddeleri ile, her yana yayılmış, rengarenk yerel ürünlerin satıldığı dükkanları ve tezgahları ile Medina’yı geziyoruz. Burada kumaşçılar, demirciler, dabakhaneler ve dericiler, ahşap ustaları gibi el sanatlarının tüm örnekleri ile karşılaşacağız. Daha sonra Koutoubia Camii, Fas işi mozaik ve ahşap süslemelerle bezeli Bahia sarayı, Saadi türbeleri ve zeytin ağaçlarıyla çevrili Menara Bahçeleri görülecek yerler arasında. Gezimizi, Jamaa El Fna Meydanı’nda tamamlıyoruz. Daha sonra otelimize dönüyoruz. Son akşam yemeğimizi, otel dışında otantik bir restoranda yerel tatlarla, müzik ve dans şovu eşliğinde yiyeceğiz. Akşam yemeğinden sonra dilersek tekrar Jamaa El Fna meydanına gidebilir ve bu cümbüş mekanının gece halini yaşayabiliriz. Meddahlar, yılan oynatıcıları, maymun oynatıcıları, ateş gösterisi yapanlar, dövmeciler, hokkabaz ve cambazların gösterileri ile şenlenen Jamaa El Fna için kısaca “açık hava tiyatrosu” diyebiliriz. Meydana bakan bir mekanda naneli çaylarımızı içtikten sonra, otelimize dönüyoruz.

29 Ekim Pazartesi:  Marakeş-Kazablanka-İstanbul
Sabah erken saatte otelimizden ayrılarak Kazablanka’ya doğru yola çıkıyoruz. Yaklaşık 2,5 saatlik bir yolculukla Kazablanka Havalimanı’na ulaşıyoruz. Check in ve pasaport işlemlerinin ardından Türk Hava Havayolları’na ait TK618 no’lu uçuşla 14.35’de İstanbul’a hareket ediyoruz. Saat 21.20’de İstanbul’a varış. Turumuzun sonu.