Yurt İçi - Uzun Turlar | İÇ EGE’NİN KÜLTÜRLER KAVŞAĞINA YOLCULUK (28 Nisan-1 Mayıs, 11-14 Ekim)
{"slide_to_show":"1","slide_to_scroll":"1","autoplay":"true","autoplay_speed":"3000","speed":"300","arrows":"true","dots":"true","loop":"true","nav_slide_column":5,"rtl":"false"}

Tur Kodu : NVT-YI-36

Sezon : 2018

Tur Tarihleri :

28 Nisan-1 Mayıs, 11-14 Ekim

Bu Turu Değerlendir

Rezervasyon Yap

1. GÜN: İSTANBUL – İZMİR – MANİSA – SALİHLİ  

Saat 06.30’da Pegasusus Havayolları kontuarı önünde buluşma. Check in ve bagaj işlemlerinin ardından Pegasus Havayolları’nın saat 07.45’deki uçuşuyla İzmir’e hareket. Saat 09.05’de varışın ardından bizi bekleyen tur aracımızla buluşuyor ve Manisa’ya doğru yola çıkıyoruz. İki saate yaklaşan bir yolculuktan sonra Manisa’yı gezmeye başlıyoruz. Osmanlı’nın bu önemli şehzadeler şehrinde göreceğimiz yerler: Kanuni Sultan Süleyman’ın annesi Hafsa Sultan için yaptırılan Sultan Camii ve Külliyesi, Hatuniye Camii ve Kurşunlu Han, Mimar Sinan’ın son eserlerinden Muradiye Camii ve caminin medrese bölümünde bulunan Manisa Müzesi, muhteşem ahşap minberi ile ünlü beylikler dönemi eseri Ulu Cami. Öğle yemeğinde Manisa’ya özgü meşhur Manisa kebabını yeme imkanımız var. Öğle yemeğinin ardından Spil Dağı eteklerinde bulunan, İlyada Destanında adı geçen, çocuklarını kaybeden mitoloji figürü Niobe’yi sembolize ettiğine inanılan “Ağlayan Kaya” yı görmek ve  hikayesini dinlemek için Spil Dağı eteklerine gidiyoruz. Daha sonra Mevlevilik tarihinde önemli bir yere sahip Manisa Mevlevihanesini geziyoruz. Ardından Salihli’ye doğru yolumuza devam ediyor ve Salihli’deki termal otelimize yerleşiyoruz. Akşam yemeği ve konaklama Salihli’deki otelimizde.

2. GÜN: SARDES – GÖLCÜK – BOZDAĞ – BİRGİ – ÖDEMİŞ 

Harika bir doğa içinde yer alan termal otelimizde dinlenmiş olarak kalkacağımız bu günümüzde, zevkli ve kültür ve tarih dolu bir çevre gezisi yapacağız. Önce Lidya Krallığının başkenti olan Sardes’e yöneliyoruz. Antik kentten kalanları ve restore edilmiş olan etkileyici yapıları detaylı olarak geziyoruz: jimnazyon, hamam, tiyatro, Artemis tapınağı, sinagog, Bizans surları ve kilisesi…Ardından Lidya Krallığının mezar tümülüslerinin yer aldığı çok büyük ve gözalıcı eserleri olan Bintepe Tümülüsleri’ni görüyoruz. Sardes gezimizin ardından güneye doğru hareket ediyor, doğa harikası Bozdağ ve Gölcük’ten geçerek tarihi Birgi ve Ödemiş kasabalarını ziyaret ediyoruz. Burada öğle yemeğimizi alabiliriz. Birgi’de Ağa han ödüllü Çakırağa Konağı’nı ziyaretten sonra Tire’ye gidiyor ve yöre buluntularının sergilendiği müzeyi geziyoruz. Tire’de sokak aralarını dolaşıyor ve ahşap evleri fotoğraflıyoruz. Akşamüstü Selçuk’a doğru yola devam ediyor ve Selçuk’daki konaklayacağımız otelimize ulaşıyoruz. Akşam yemeği ve konaklama Selçuk’ta….

3. GÜN: SELÇUK – EFES – MERYEMANA – ŞİRİNCE

Sabah kahvaltısının ardından tam gün Efes ve Selçuk gezilerimiz için hareket ediyoruz. Önce Selçuk’taki Ayasuluk tepesine gidiyor, burada Aziz Jan’ın ( Hazreti Meryem’le birlikte Efes’e gelmiş olan havari Johannnes) gömülü olduğuna inanılan yerde mezarının üzerinde yapılmış olan bazilikanın kalıntılarını görüyoruz. (burası Papa VI. J.Paul tarafından Aziz Jan’ın mezarı olarak takdis edilmiştir) Daha sonra  Efes antik kentinden çıkarılan çok sayıda eserin sergilendiği Efes Müzesi’ni ayrıntılı bir biçimde geziyoruz. Ardından Efes antik kentine giriyor ve burada üst kapıdan başlayarak detaylı biçimde şehri bir baştan bir başa geziyoruz. Gezimiz sırasında göreceklerimiz: Yukarı Pazar yeri, hamamlar, Prytaneion (Belediye sarayı), Bouleterion (Meclis binası, Küretler caddesi, Domitian Tapınağı, Hadrian Tapınağı, Celsus Kitaplığı, Tiyatro binası, Liman agorası, Liman cimnazyumu, vd. (Yamaç Evleri, isteyen misafirlerimiz opsiyonel olarak gezebilirler). Gezimizin sonunda öğle yemeği molası veriyor, öğleden sonra Meryem Ana Evi’ni görmek üzere Bülbül Dağı’na çıkıyoruz. İnişten sonra ise Seçuk’un sevimli beldesi Şirince köyüne yöneliyoruz. Anadolu’da mimari karakterini en iyi korumuş olan ve turizm sayesinde çok iyi korunan bu şirin Rum köyünde serbest zaman kullanıyoruz. Köyün restore edilmiş olan kilisesini gezebilir, birbirinden güzel sokaklarında yürüyebilir, bol bol fotoğraf çekebilir, şirin kahve ve çay bahçelerinde oturabilir ve her yerde satılan yöresel ürünlerinden satın alabiliriz. Daha sonra otelimize dönüş. Akşam yemeği ve konaklama Selçuk’daki otelimizde.

4. GÜN: BERGAMA –  AYVALIK – İSTANBUL

Sabah kahvaltımızın ardından otelimizden bavullarımızla çıkış yapıyoruz ve kuzeye doğru yöneliyoruz. Yaklaşık 3 saatlik bir yolculuktan sonra Bergama’ya varıyoruz. Önce Akropol tepesine çıkarak burada buluna antik kent kalıntılarını görüyoruz. Daha sonra aşağıya inerek tarihi kasabanın sevimli sokaklarını geziyor ve öğle yemeği molası veriyoruz. Yemekten sonra kısa bir geziyle Asklepion’u da  (antik dünyanın en önemli sağlık merkezlerinden biri, özellikle ruhsal hastalıkların tedavi edildiği çok önemli bir merkez) görüyor ve Ayvalık’a doğru yolumuza devam ediyoruz. Akşamüstü gün batımına karşı bir çay molası vereceğimiz Ayvalık’tan ayrılıp doğruca Edremit  havalimanına gidiyoruz. Check in işlemlerimizden sonra Pegasus havayollarının saat 22.40’daki uçuşuyla  İstanbul’a hareket ediyoruz. Saat 23.35’de varış. Turumuzun sonu.

Tur fiyatı:
İki kişilik odada bir kişi fiyatı  :
Tek kişi farkı                          :
 
Fiyata dahil olan hizmetler
  • Grup sayısına göre lüks klimalı otobüs, midibüs veya minibüsle programdaki tüm ulaşımlar
  • 3 gece yarım pansiyon konaklama
  • Profesyonel rehberlik hizmeti
  • Tüm müze ve ören yeri giriş ücretleri, dini mekanlara verilen bahşiş ve bağışlar
  • Zorunlu seyahat sigortası
  • KDV
Fiyata dahil olmayan hizmetler  
  • Pegasus hava yolları ile İstanbul-İzmir/Edremit-İstanbul uçak biletleri
  • Öğle yemekleri ve yemeklerde alınanan içecekler
  • Kişisel ve otel ekstraları
  • Şoför ve rehber bahşişleri

Bu tura giderken, rahat yürümeye uygun ayakkabılar, rahat giysiler giyilmelidir. Yanınıza fotoğraf makinesi, zorunlu kullandığınız ilaçlarınızı almayı unutmayınız. Bayanlar cami ziyaretleri için başörtüsü getirmeliler. Cami içinde giymek için yedek çorap getirilebilir

Bergama

Helenistik Çağ’da Anadolu’da bulunan devletlerin en ünlüsü Bergama Krallığı’dır. M.Ö. 263’ten M.Ö. 133’e kadar devam eden bu krallık döneminde Bergama şehri dünyanın en önemli kültür merkezlerinden biri oldu. I. yy.’da Roma İmparatorluğu’nun eline geçtikten sonra da eski ününü daha bir süre devam ettirdi, ama giderek geriledi ve bir kalıntılar şehri haline geldi.


Efes

İzmir İli, Selçuk İlçesi sınırları içindeki antik Efes kentinin ilk kuruluşu M.Ö. 6000 yıllarına, kadar inmektedir. Son yıllarda yapılan araştırma ve kazılarda Efes çevresindeki höyükler (tarih öncesi tepe yerleşimleri) ve kalenin bulunduğu Ayasuluk Tepesi’nde Tunç Çağları ve Hittitlere ait yerleşimler saptanmıştır

Hititler Döneminde kentin adı Apasas’tır. M.Ö. 1050 yıllarında Yunanistan’dan gelen göçmenlerin de yaşamaya başladığı liman kenti Efes, M.Ö. 560 yılında Artemis Tapınağı çevresine taşınmıştır. Bugün gezilen Efes ise, Büyük İskender’in generallerinden Lysimakhos tarafından M.Ö. 300 yıllarında kurulmuştur. Hellenistik ve Roma dönemlerinde en görkemli zamanlarını yaşayan Efes, Asya eyaletinin başkenti ve en büyük liman kenti olarak 200.000 kişilik nüfusa sahipti. Efes, Bizans Dönemi tekrar yer değiştirmiş ve ilk kez kurulduğu Selçuk’taki Ayasuluk Tepesi’ne gelmiştir.

Priene

Priene, Söke’nin güneybatısında, Samsun (Mykale) dağının yamaçla­rında kurulmuş eski Priene şehrinin kalıntıları oldukça iyi bir durum­da bugüne dek gelebilmiştir. Ionia Kontederasyonu’na bağlı on iki şehirden biridir.

Bugünkü Priene kalıntılarını en erken M.Ö. 400 yıllarına tarihlendirirler. Helenistik çağda öbür Ionia şehirleri gibi Roma egemenliğine giren, fakat de­nizden sürekli olarak uzaklaştığı için zamanla önemini kaybeden Priene de benzeri Ionia şehirleri gibi Miletos’lu mimar Hippodamos’un planına göre düzenlenmişti: cadde ve sokaklar doğu-batı, kuzey-güney yönünde birbirini dikine keser, arada kalan adalarda da önemli yapılar, evler yer alır. 


Şirince

Şirince, İzmir ilinin Selçuk ilçesine bağlı ve Selçuk’a 8 km, Efes Antik şehrine 12 km. Kuşadası’na ise 30 km mesafede tepelerin arasına kurulmuş özgün tarihi mimarisini korumayı büyük ölçüde başarmış ve son dönemlerde turistlerin fazlaca rağbet ettikleri bir köydür.

Köydeki evlerin büyük çoğunluğu 19. yüzyıl veya daha önceden yapılmıştır. Köyün tepelerin arasına kurulmasının sebebi korsan saldırılarından korunmak olduğu sanılmaktadır.

Şirince 1800’lü yıllarda, özellikle ihraç incir üretimiyle ünlü, 1800 haneli bir Rum kasabasıydı. 1923’te Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi sonucu Rumların ayrılmasıyla (ki giden Rumların çoğu Katerini’nin Nea Efesos köyüne yerleştirilmiştir), Kavala’nın Müştiyan (Moustheni) ve Somokol (Domatia) köylerinden gelen Türk mübadiller yerleştirilmiştir.

Şirince’nin mübadele öncesi bağcılık, şarap üretimi ve zeytinciliğe dayalı olan ekonomisi, bir tütün bölgesinden gelen yeni yerleşimcilerinin elinde bir süre aksamış, ancak son yıllarda artan turistik önemiyle beraber, bu sektörler yeniden hızla gelişmeye başlamıştır. Bağcılık ve zeytinciliğin yanısıra, Şirince’de şeftali, incir, elma ve ceviz de yetiştirilir

[]
1
Step 1

Previous
Next

1. GÜN: İSTANBUL – İZMİR – MANİSA – SALİHLİ

Saat 06.30’da Pegasusus Havayolları kontuarı önünde buluşma. Check in ve bagaj işlemlerinin ardından Pegasus Havayolları’nın saat 07.45’deki uçuşuyla İzmir’e hareket. Saat 09.05’de varışın ardından bizi bekleyen tur aracımızla buluşuyor ve Manisa’ya doğru yola çıkıyoruz. İki saate yaklaşan bir yolculuktan sonra Manisa’yı gezmeye başlıyoruz. Osmanlı’nın bu önemli şehzadeler şehrinde göreceğimiz yerler: Kanuni Sultan Süleyman’ın annesi Hafsa Sultan için yaptırılan Sultan Camii ve Külliyesi, Hatuniye Camii ve Kurşunlu Han, Mimar Sinan’ın son eserlerinden Muradiye Camii ve caminin medrese bölümünde bulunan Manisa Müzesi, muhteşem ahşap minberi ile ünlü beylikler dönemi eseri Ulu Cami. Öğle yemeğinde Manisa’ya özgü meşhur Manisa kebabını yeme imkanımız var. Öğle yemeğinin ardından Spil Dağı eteklerinde bulunan, İlyada Destanında adı geçen, çocuklarını kaybeden mitoloji figürü Niobe’yi sembolize ettiğine inanılan “Ağlayan Kaya” yı görmek ve  hikayesini dinlemek için Spil Dağı eteklerine gidiyoruz. Daha sonra Mevlevilik tarihinde önemli bir yere sahip Manisa Mevlevihanesini geziyoruz. Ardından Salihli’ye doğru yolumuza devam ediyor ve Salihli’deki termal otelimize yerleşiyoruz. Akşam yemeği ve konaklama Salihli’deki otelimizde.

2. GÜN: SARDES – GÖLCÜK – BOZDAĞ – BİRGİ – ÖDEMİŞ

Harika bir doğa içinde yer alan termal otelimizde dinlenmiş olarak kalkacağımız bu günümüzde, zevkli ve kültür ve tarih dolu bir çevre gezisi yapacağız. Önce Lidya Krallığının başkenti olan Sardes’e yöneliyoruz. Antik kentten kalanları ve restore edilmiş olan etkileyici yapıları detaylı olarak geziyoruz: jimnazyon, hamam, tiyatro, Artemis tapınağı, sinagog, Bizans surları ve kilisesi…Ardından Lidya Krallığının mezar tümülüslerinin yer aldığı çok büyük ve gözalıcı eserleri olan Bintepe Tümülüsleri’ni görüyoruz. Sardes gezimizin ardından güneye doğru hareket ediyor, doğa harikası Bozdağ ve Gölcük’ten geçerek tarihi Birgi ve Ödemiş kasabalarını ziyaret ediyoruz. Burada öğle yemeğimizi alabiliriz. Birgi’de Ağa han ödüllü Çakırağa Konağı’nı ziyaretten sonra Tire’ye gidiyor ve yöre buluntularının sergilendiği müzeyi geziyoruz. Tire’de sokak aralarını dolaşıyor ve ahşap evleri fotoğraflıyoruz. Akşamüstü Selçuk’a doğru yola devam ediyor ve Selçuk’daki konaklayacağımız otelimize ulaşıyoruz. Akşam yemeği ve konaklama Selçuk’ta….

3. GÜN: SELÇUK – EFES – MERYEMANA – ŞİRİNCE

Sabah kahvaltısının ardından tam gün Efes ve Selçuk gezilerimiz için hareket ediyoruz. Önce Selçuk’taki Ayasuluk tepesine gidiyor, burada Aziz Jan’ın ( Hazreti Meryem’le birlikte Efes’e gelmiş olan havari Johannnes) gömülü olduğuna inanılan yerde mezarının üzerinde yapılmış olan bazilikanın kalıntılarını görüyoruz. (burası Papa VI. J.Paul tarafından Aziz Jan’ın mezarı olarak takdis edilmiştir) Daha sonra  Efes antik kentinden çıkarılan çok sayıda eserin sergilendiği Efes Müzesi’ni ayrıntılı bir biçimde geziyoruz. Ardından Efes antik kentine giriyor ve burada üst kapıdan başlayarak detaylı biçimde şehri bir baştan bir başa geziyoruz. Gezimiz sırasında göreceklerimiz: Yukarı Pazar yeri, hamamlar, Prytaneion (Belediye sarayı), Bouleterion (Meclis binası, Küretler caddesi, Domitian Tapınağı, Hadrian Tapınağı, Celsus Kitaplığı, Tiyatro binası, Liman agorası, Liman cimnazyumu, vd. (Yamaç Evleri, isteyen misafirlerimiz opsiyonel olarak gezebilirler). Gezimizin sonunda öğle yemeği molası veriyor, öğleden sonra Meryem Ana Evi’ni görmek üzere Bülbül Dağı’na çıkıyoruz. İnişten sonra ise Seçuk’un sevimli beldesi Şirince köyüne yöneliyoruz. Anadolu’da mimari karakterini en iyi korumuş olan ve turizm sayesinde çok iyi korunan bu şirin Rum köyünde serbest zaman kullanıyoruz. Köyün restore edilmiş olan kilisesini gezebilir, birbirinden güzel sokaklarında yürüyebilir, bol bol fotoğraf çekebilir, şirin kahve ve çay bahçelerinde oturabilir ve her yerde satılan yöresel ürünlerinden satın alabiliriz. Daha sonra otelimize dönüş. Akşam yemeği ve konaklama Selçuk’daki otelimizde.

4. GÜN: BERGAMA –  AYVALIK – İSTANBUL

Sabah kahvaltımızın ardından otelimizden bavullarımızla çıkış yapıyoruz ve kuzeye doğru yöneliyoruz. Yaklaşık 3 saatlik bir yolculuktan sonra Bergama’ya varıyoruz. Önce Akropol tepesine çıkarak burada buluna antik kent kalıntılarını görüyoruz. Daha sonra aşağıya inerek tarihi kasabanın sevimli sokaklarını geziyor ve öğle yemeği molası veriyoruz. Yemekten sonra kısa bir geziyle Asklepion’u da  (antik dünyanın en önemli sağlık merkezlerinden biri, özellikle ruhsal hastalıkların tedavi edildiği çok önemli bir merkez) görüyor ve Ayvalık’a doğru yolumuza devam ediyoruz. Akşamüstü gün batımına karşı bir çay molası vereceğimiz Ayvalık’tan ayrılıp doğruca Edremit  havalimanına gidiyoruz. Check in işlemlerimizden sonra Pegasus havayollarının saat 22.40’daki uçuşuyla  İstanbul’a hareket ediyoruz. Saat 23.35’de varış. Turumuzun sonu.