KÜBA (9-16 Kasım 2019) HAVANA 4 – TRINIDAD 2 – VARADERO 1
{"slide_to_show":"1","slide_to_scroll":"1","autoplay":"true","autoplay_speed":"3000","speed":"300","arrows":"true","dots":"true","loop":"true","nav_slide_column":5,"rtl":"false"}

Tur Kodu : NVT-YD-2

Sezon : 2019

Tur Tarihleri :

9-16 Kasım 2019 

Lütfen Fiyat Bölümünden İnceleyiniz.

Bu Turu Değerlendir

Rezervasyon Yap

1.Gün : HAVANA

İstanbul Havalimanı Dış Hatlar Gidiş Terminali’nde buluşup, check in işlemlerinin yapılmasının ardından saat 02.25’de Türk Havayolları’na ait TK183 sefer sayılı uçak ile Havana’ya hareket ediyoruz. 13 saat 45 dakika sürecek yolculuğumuzun ardından yerel saat ile 08.10’da Havana Uluslararası Jose Marti Havalimanı’na varıyoruz. Alanda bizleri bekleyen özel aracımız ile şehir turuna başlıyoruz. Gezimiz esnasında UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Havana Eski Kenti, Malecon Bulvarı, Devrim Meydanı, Colomb Mezarlığı, Miramar, Atatürk Heykeli, ve kenti kuşbakışı olarak izleyebileceğiniz Morro Kalesi’ni ve Che’nin Havana’da yaşadığı dönemde kaldığı evini göreceğiz. Öğle yemeğimizi Chez Merito restoranda alıyoruz. Tur sonrası otelimize transfer ve oda anahtarlarının dağıtılmasının ardından dinlenmek için serbest zaman. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.

2.Gün : HAVANA

Kahvaltının ardından Havana Turu için otelimizden hareket ediyoruz. Bu turumuza 1958 yılının sonundan Küba devrimine kadar Amerika’dan ithal edilmiş, daha sonra konulan ambargoya istinaden bir daha ülkeye sokulma şansı olmayan ve günümüzde de aktif olarak kullanılmakta olan Eski Amerikan arabaları ile başlıyoruz. Bu renkli araçlar ile Havana sokaklarında yapacağımız kısa bir gezi sonrası Küba’nın Picassos’u olarak da bilinen Jose Fuster’in, yaşadığı dönem boyunca yaptığı resimler, seramikler ve çizimler yoluyla dekore edip açık hava sergisine dönüştürdüğü mahallesini göreceğiz. Bu gezinin ardından ismini Fernando Hamel’den alan modern sanatçıların merkezi olan Hamel sokağını göreceğiz. Öğle yemeğimizi El Aljibe restoranda alıyoruz. Yemeğin ardından Batista rejimi döneminde saray olarak kullanılmış, devrim sonrasında da halkın hizmetine müze olarak açılan Devrim Müzesini gezeceğiz. Küba’nın en büyük müzesi olan Devrim Müzesinde, Küba bağımsızlık savaşı ve Küba Devrimi dönemlerinden kalma silahları, fotoğrafları ve eşyaları görebileceğiz.  Tur sonrası otelimize dönüyoruz. 19.30 civarı otelimizden akşam yemeğini alacağımız El Floridita restorana hareket edilecek. Yemeğin bitiminden sonra konaklama otelimizde.

3.Gün : HAVANA – SANTA CLARA – TRINIDAD
Kahvaltı sonrası Küba Devrim’inin en önemli cephesi olan ve Che’yi efsaneleştiren Villa Santa Clara şehrine doğru yola çıkacağız. Öğle yemeğimiz sonrasında şehir turumuzda, devrimin önemli liderleri efsanevi Comandante Che Guevara tarafından ele geçirilen ve Batista ordularının neredeyse tüm cephanesini taşıyan zırhlı tren müze parkını, savaşın en ateşli kısmının geçtiği, bugün bile eski Hilton Oteli’nde kurşun izlerinin görüldüğü Parque Vidal’i görüp o günleri daha yakından hissedeceğiz. Küçük bir gerilla grubunun başında iken 9 Ekim 1967’de Bolivya’da yaralı olarak yakalanıp infaz edilen ve 30 yıl sonra cesedi getirilerek defnedilen Che Guevera’nın Mozolesini ve “El Che” nin ünlü veda mektubunun çivi yazısı ile yazılı olduğu anıtı ile heykelini göreceğiz. Santa Clara gezimizden sonra Trinidad’a doğru yola çıkıyoruz. Trinidad’a varışın ardından otelimize yerleşiyoruz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.

4.Gün : TRINIDAD

Kahvaltı sonrası UNESCO tarafından koruma altında alınmış olan Trinidad şehrini yakından tanıyacağız. 18.-19. yüzyıllar arasında şeker üretimiyle zenginleşen, günümüze kolonyal dönem mimarisi örnekleri ile gelmiş olan bu sevimli ve rengarenk şehrin taş sokaklarında  yürürken eski zamanlara yolculuk yaptığımızı hissedecek, Trinidad’a has limon suyu, bal ve Küba Rom’unun karışımından oluşan Canchanchara’yı içerek serinleyeceğiz. Yerel mimariyi yansıtan Palacio Cantero  (Kantero Sarayı) Şehir Müzesi ve Katedrali ziyaret edeceğiz. Birbirinden renkli satış standlarında hediyelik eşyalar satın alabiliriz. Öğle yemeği Jigue restoranda. Yemeğimizin ardından Trinidad sokaklarını gezmek ve şehrin Arnavut kaldırımlarının tadını çıkartmak için serbest zamanımız olacak. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde. Dileyen misafirlerimiz, Trinidad şehir merkezine gidebilirler, Trinidadlıların eğlendikleri gibi açık hava diskoteğinde dans edebilir veya romantiklere yönelik, Casa de la Trova’da canlı müzik dinleyebilirler.

5.Gün : TRINIDAD – CIENFUEGOS – VARADERO

Sabah otelde alacağımız kahvaltı sonrası, Küba’nın en güzel şehirlerinden olan Cienfuegos’a doğru yola çıkıyoruz. Öğlen yemeğimizi Cienfuegos’ta yiyoruz. Yemek sonrası, 1819 yılında Fransız yerleşimciler tarafından kurulmuş olan, 2005 yılında UNESCO tarafından koruma altına alınmış bu güzel şehir Cienfuegos’u geziyoruz. Jose Marti Parkını çevreleyen Tomas Terry Tiyatrosunu, Colegio de San Lorenzo devlet dairelerini göreceğiz. Şehri gezdikten sonra Varadero’ya doğru yola çıkıyoruz. Keyifli bir yolculuk sonrası Varadero’ya varış ve oda anahtarlarının dağıtılmasının ardından serbest zaman. Herşey dahil otelimizin barlarında rom veya mojitolarımızı yudumlayabilir, enfes kumsalda denize girebiliriz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.

6.Gün : VARADERO – HAVANA

Kahvaltının ardından check out işlemlerini tamamlayıp Havana’ya doğru yola çıkıyoruz ve yol üzerinde son 20 yılını Küba’da geçiren ünlü yazar Ernest Hemingway turuna katılıyoruz. Havana’ya 20 dakika uzaktaki küçük bir Küba balıkçı köyü olan;  ünlü romanı “İhtiyar Balıkçı ve Deniz”i yazdığı ve yazarın öğlen yemeklerini yediği Cojimar köyüne gideceğiz. ‘’Çanlar Kimin için çalıyor ‘’ romanından kazandığı para ile aldığı, Muhteşem La Vigia çiftliğindeki evi La Finca’yı, bugün Hemingway müzesini olarak kullanılan evini gezeceğiz. Öğle yemeğini Las Terrezas restoranında alacağız. Turun bitiminde Havana’ya geri dönüyoruz ve serbest zaman kullanıyoruz. Akşam yemeğimiz serbest. Bu akşamımızda dileyen misafirlerimiz serbest olarak  Bueno Vista Social Club gösterisine gidebilirler. Yemekli veya yemeksiz program için önceden rezervasyon yaparak grup halinde gidebiliriz. Konaklama otelimizde.

7.Gün : HAVANA

Kahvaltının ardından Vinales Vadisi ve Pinar del Rio turumuz için hareket ediyoruz. UNESCO Dünya Mirası listesinde bulunan ve dünyaca ünlü Küba purolarının tütünlerinin yetiştiği Vinales Vadisi’ne hareket ediyoruz. Yaklaşık 3 saat sürecek yolculuğumuzun ardından Vinales Şehir merkezini, tütün tarlalarını, yerel tütün çiftliğini ziyaret ediyoruz. Turumuzun devamında vadinin ortasında bulunan restoranda öğle yemeğimizi alıyoruz. Daha sonra Pinar del Rio’ya hareket ederek Küba purolarının resmi olarak üretildiği fabrikalarda puro yapımını ve kültürünü yakından tanıyacağız. Dileyen misafirlerimiz burada orijinal Küba purolarını satın alabilirler. Günün sonunda Vinales Vadisi’nin tamamına hakim bir manzaraya sahip tepede içeceklerimizi yudumladıktan sonra Havana’ya geri dönüyoruz. 19.30 civarı otelimizden akşam yemeğini alacağımız La Fontana restorana hareket edilecek. Yemeğin bitiminden sonra konaklama otelimizde

8.Gün : HAVANA – ISTANBUL

Sabah erken alacağımız kahvaltımızın ardından dönüş yolculuğumuz için Havana Jose Marti havaalanına hareket ediyoruz. Check in ve pasaport işlemlerinin ardından saat 09.30’daki uçuşumuzla ertesi gün yerel saatle 10.00’da İstanbul havalimanına varıyoruz. Turumuzun sonu.

FİYAT VE OTEL BİLGİSİ

 

Kişi Sayısı 6-10

Kişi Aralığı

11-15

Kişi Aralığı

16-20

Kişi Aralığı

21-25

Kişi Aralığı

Dbl / PP fiyat 1 920 $ 1 780 $ 1 650 $ 1 620 $
Sgl Supp    350 $    350 $    350 $    350 $

 

ŞEHİR OTEL
HAVANA MELIA COHIBA 5*
TRINIDAD MEMORIES TRINIDAD DEL MAR 4*
VARADERO MEMORIES VARADERO 4*

 

Fiyata dahil olan hizmetler

 

  • 4 gece Havana’da belirtilen otelde oda kahvaltı konaklama
  • 3 gece Havana’da akşam yemekleri (biri otelde, 2’si dış restoranlarda)
  • 2 gece Trinidad’da Memories Trinidad del Mar otelde herşey dahil konaklama
  • 1 gece Varadero’da Memories Varadero otel’de herşey dahil konakalama
  • Programda belirtilen tüm turlar
  • Programda belirtilen tüm müze girişleri
  • Alan – otel – alan transferleri
  • Tur boyunca Türk rehber refakati ve İngilizce lokal rehberlik hizmeti
  • Yurtdışı sağlık sigortası ve TÜRSAB seyahat güvence paketi

Fiyata dahil olmayan hizmetler

  • THY ile İstanbul-Havana-İstanbul uçak bileti. Bilet kesim tarihindeki fiyatı uygulanacaktır.
  • Bir akşam yemeği
  • Yurtdışı çıkış harcı
  • Küba vizesi 50 $
  • Kişisel harcamalar
  • Herhangi bir ekstra müzik ve dans şovu

Bu tura giderken, mevsimlik giysiler ve ince ceketler önerilir. Akşamları için kalın olmayan rüzgarlık, mont, şal veya yün hırka alabilirsiniz. Yağmur mevsimi Mayıs ile Ekim arası olmakla beraber, yanınıza ihtiyaten ince bir yağmurluk veya şemsiye almanızı öneririz.

Küba, sağlık konusunda son derece gelişmiş olup, sağlık kuruluşlarında en ileri hizmetler verilmektedir. Ancak devamlı kullandığınız ilaçlarınız ya da alerji vb. bir hastalığınız varsa,  yeterli miktarda ilacınızı yanınıza almanızı tavsiye ederiz. Küba’ya girişte herhangi bir aşı zorunluluğu yoktur.

 

KÜBA GENEL BİLGİLER

Coğrafi  Konum

Küba, Karayipler’deki en kalabalık ülkedir. Halkı, kültürü ve gelenekleri, bölge yerlileri Taíno ve Ciboney ulusları, İspanyol sömürgeciliği, Afrikalı kölelerin gelişi ve Amerika Birleşik Devletleri’yle ilişkileri gibi pek çok değişik kaynaktan gelir. Ada, etrafındaki sular tarafından ılıklaştırılmış bir tropikal iklime sahiptir. Aynı zamanda Karayip Denizi’nin sıcak suları ve adanın Meksika Körfezi’nin karşısında olması adayı kasırgalara açık hale getirmiştir. 1232.5 km uzunluğundaki Küba Adası yeryüzündeki en büyük 13. adadır. ABD’ye 180, Meksika’ya 210 ve Cayman Adaları’na 240 km uzaklıktadır. Ülkenin ikinci büyük adası Juventud adasıdır. En yüksek noktası Turquino Doruğu’dur (2005 m). Toplam kara yüzölçümü 110,861 km²’dir. Yıllık ortalama sıcaklık 26 °C’dir. İki mevsimle belirlenen yarı tropikal bir iklime sahiptir. Eylül – Ekim ayları arasında görülen kasırgalar bazen büyük yıkımlara yol açmaktadır.

Tarih

Kolomb Öncesi: Küba’nın ilk sakinleri Güney Amerika’dan adaya gelen Guanahatabey ve Kiboni Yerlileriydi. Adaya daha sonra yerleşen Taynolar (Antil Aravakları) çömlek ve alet yapımında belirli bir düzeye ulaşmış tarımcı ve barışçıl bir halktı. İspanyolların adada ilk koloniyi kurduğu sırada çoğunluğunu Taynoların oluşturduğu yerlilerin sayısı 80-100 bin dolayındaydı.

Sömürge Dönemi: Kristof Kolomb’un birinci yolculuğunda keşfederek  (Ekim 1492) İspanyol toprağı ilan ettiği Küba’da ilk kalıcı yerleşim 1511’de kuruldu. Sömürgecilerin baskı ve sömürüsü, salgın hastalıklar, açlık ve göçler yerli nüfusunu 5 bine kadar düşürdü. 18. yy’ a girilirken bölgede sağlanan barış ve düzenle birlikte sömürgenin nüfusu 50 bine ulaştı. İspanya’dan düzenli gemi seferlerinin başlaması Havana’nın ticari ve stratejik önemini artırdı. Bu arada hayvancılığın, tütün ve şekerkamışı üretiminin artırılması ve işgücü için Afrika’dan çok sayıda köle getirilmesi adada köklü bir değişim yarattı. 1865’de köle ticaretinin sona ermesiyle ortaya çıkan işgücü açığını kapatmak için adaya sözleşmeli işçi olarak Meksika yerlileri ve Çinliler getirilmeye başlandı.

19. yy’ın sonlarından itibaren İspanya’nın şeker üretimi ve ihracatı için gerekli işgücü, sermaye, makine, teknik beceri ve pazarları sağlamada yetersiz kalması Küba’yla olan siyasi ve iktisadi bağlarının giderek zayıflamasına yol açtı. Bu ortamda ABD’li işadamları şeker üretiminde ve ticaretinde güç kazanmaya başladı. İspanyolların adada gelişen özerklik talebine ödün vermemesi ve vergileri daha da artırması, On Yıl Savaşı’nın (1868 – 1878) başlamasına neden oldu. Sonunda İspanya Zanjon Sözleşmesi’yle (1878) siyasal ve ekonomik reformlar yapmaya söz verdi. Adada sağlanan barış ortamı ekonomik bunalımın derinleşmesi yüzünden uzun süreli olamadı. 1895’te sürgündeki Kübalı şair ve gazeteci Jose Marti, sürgündeki siyasi örgütleri bir araya getirerek gerilla taktiklerine dayanan bağımsızlık savaşını başlattı. Buna karşı İspanya adaya 200 bin asker çıkardı. Savaş ortamının adadaki şeker üretimini durma noktasına getirmesi üzerine ada ekonomisinde etkin durumda olan Amerika Birleşik Devletleri, Havana limanında demirli Maine Gemisi’nin batırılmasını bahane ederek İspanya’ya savaş açtı.

Sözde Bağımsızlık’: İspanya’nın yenilgisinin ardından imzalanan Paris Antlaşması çerçevesinde öngörülen Küba’nın bağımsızlığı 1 Ocak 1899’da Amerika Birleşik Devletleri işgali altında yürürlüğe girdi. Küba Devleti’nin siyasal ve ekonomik çerçevesini belirleyici önlemler alan Amerika Birleşik Devletleri, Küba’nın iç ve dış ilişkilerinde söz sahibi olma ve Guantanamo Koyu’nda bir deniz üssü kurma hakkını aldıktan sonra birliklerini adadan çekti. (1901) İkinci Amerika Birleşik Devletleri müdahalesinden (1909) sonra seçimleri kazanan liberallerin adayı Jose Miguel Gomez döneminde rüşvet, yolsuzluk ve sosyal adaletsizlik üzerine kurulu bir yönetim biçiminin yolunu açtı. Özellikle Afrika kökenli Kübalıların siyasal haklar ve daha iyi iş olanakları için giriştiği eylemler sert biçimde bastırıldı. Gomez’le birlikte örtülü bir diktatörlüğe dönüşen cumhurbaşkanlığı çoğu kez hileli seçimler ve askeri baskı yoluyla ele geçirilen bir makam durumuna geldi. 1933’te Amerika Birleşik Devletleri’nin desteğiyle Gerardo Machado’yu deviren Fulgencio Batista, en ünlü diktatör olarak uzun yıllar Küba yönetimine damgasını vurdu. Batista zamanında tarım ve hayvancılığın yanı sıra turizm ve kumarhane işletmeciliği de önemli bir gelir kaynağı haline geldi. Buna karşı işsizlik oranının yükselmesi, nüfusun büyük çoğunluğunun yoksulluk içinde kalması ve ekonominin giderek daha da dışa bağlanması Batista yönetimine karşı etkin bir muhalefetin doğmasına yol açtı.

Devrim ve sonrası: 1950’lerde komünist rejimi ele alan gruplardan birine liderlik eden Fidel Castro, Moncada Kışlası’na düzenlediği başarısız  baskından (1953) dolayı bir süre hapis yattı. Daha sonra Meksika’ya giden Castro 1955’te 26 Temmuz Hareketi’ni başlattı. Arjantinli devrimci Che Guevara’nın da yer aldığı örgütün Aralık 1956’da Küba’da başlattığı gerilla hareketi, zamanla öteki gruplardan da destek alarak Batista’ya bağlı birliklere önemli darbeler indirdi. 1 Ocak 1959’da diktatör Fulgencio Batista’nın Küba’yı terketmesinin ardından Fidel Castro’ya bağlı bin kişilik bir kuvvetin Havana’ya girmesiyle devrim yönetimi başladı. İktidara geldikten sonra köklü toprak reformu gibi adımlarla geniş bir kesimin desteğini kazanan Fidel Castro, ittifak kurduğu Küba Sosyalist Halk Partisi ile birlikte yönetime ağırlığını koydu. Toprak kamulaştırmalarından zarar gören Amerika Birleşik Devletleri şirketlerinin baskısıyla Amerika Birleşik Devletleri yönetiminin uygulamaya başladığı iktisadi ambargo ve bunu izleyen Domuzlar Körfezi Çıkarması, Castro’nun SSCB ile yakın bir ilişkiye girerek sosyalist bir çizgiye yönelmesini hızlandırdı. Ertesi yıl Küba’ya yerleştirilen Sovyet füzeleri yüzünden patlak veren Ekim Füzeleri Bunalımı’nda Sovyet lideri Nikita Kruşçev’in geri adım atması Küba’nın SSCB ile olan ilişkilerini bir ölçüde bozdu. 1960’larda Amerika Birleşik Devletleri baskısı yüzünden artan askeri harcamalar ekonomide sarsıntıya yol açtı. Aynı dönemde Küba, Latin Amerika’daki devrimci hareketlere verdiği destekten dolayı diplomatik yalnızlığa itildi.

1970’lerde ekonomide başlayan düzelme ile birlikte parti ve devlet istikrarlı bir yapıya kavuşturuldu. Bu arada Castro’nun yönetimdeki etkinliği de pekiştirildi. 1979 – 1982 arasında Bağlantısızlar Hareketi’nın dönem başkanlığını yürüten Küba’nın SSCB ile olan ilişkileri doğrultusunda Angola ve Etiyopya’ya asker göndermesi, bağlantısız bir ülke olan Afganistan’ın SSCB tarafından işgal edilmesine tepkisiz kalması Üçüncü Dünya’da bazı tepkilerle karşılaşmasına yol açtı. 1980’de Kübalı rejim muhaliflerine Amerika Birleşik Devletleri’ye gitme izninin verilmesinden sonra göç eden 120 bin Kübalı arasında adi suçluların ve akıl hastalarının bulunması ve Amerika Birleşik Devletleri’nin Grenada’ya müdahalesi iki ülke arasındaki ilişkileri daha da gerginleştirdi. 1990’da Doğu Bloku’nu saran değişim dalgası siyasi olarak Küba’yı etkilemedi.

Soğuk Savaş sonrası: Soğuk Savaş sonrasında kesilen Sovyet yardımı yüzünden iktisadi bir açmaza sürüklenen Küba, turizm yatırımlarına yöneldi ve kısıtlı da olsa özel yatırımlara izin verildi. Yine bu dönemde Amerika Birleşik Devletleri ile olan ilişkilerde kısıtlı bir iyileşme görüldü. 1990’ların sonlarından itibaren Çin Halk Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği’ne yakınlaşan Küba, Latin Amerika’da da (özellikle Venezuela ve Bolivya) yeni müttefikler buldu. 31 Temmuz 2006’da Fidel Castro başkanlık görevlerini kardeşi Raul Castro’ya devretti ve 19 Aralık 2007’de koltuğunu bıraktı. Küba, devrim sonrasında hızlı bir yapılanma dönemi geçirmiştir.

Küba Halkı

Küba’nın oldukça karmaşık bir yapı gösteren nüfusu, geçmiş yüzyıllarda adaya değişik etnik toplulukların yerleşmesinin ürünüdür. Kolomb öncesi dönemde sayıları 80-100 bin arası olan ada yerlilerinden, günümüzde yalnızca adanın doğu ucunda yaşayan birkaç aile kalmıştır. Küba nüfusunun % 51’i Mulattolar (Avrupalı ve Afrikalıların karışımı), % 37’si beyazlar, % 11’i siyahlar ve % 1’i de Çinlilerden oluşur. Çinli nüfus 19. yy’da demiryolu ve maden işleri için adaya getirilen Çinlilerin torunlarıdır. Doğum oranı 11.6/1000’dir.


Küba Ekonomisi

Küba ekonomisi sosyalist ilkelere dayanan devlet kontrollü bir planlı ekonomidir. Son yıllarda özel sektör yatırımları artmakla beraber üretim araçlarının büyük bir kısmı devlet tarafından işletilir. 1992’de dış ticaretinin % 80’ini gerçekleştirdiği ve tarım üretimi için gereken sübvansiyonların sağlandığı SSCB’nin çöküşünden sonra oluşan depresif dönemden sonra tarımdan sanayiye geçmiştir. Aynı zamanda (özellikle Pinar del Rio’dan) iç göçler başlamıştır. İş gücünün % 21’inin çalıştığı tarım sektöründe şekerkamışı, tütün, turunçgil, kahve ve pirinç önemli üretim ve ihracat kalemlerindendir. Sosyalist rejimde özellikle önem verilen balıkçılık ve hayvancılık yine önemli üretim kalemlerinden biridir. Turizm son yıllarda yeniden eski canlılığını kazanmıştır. Özellikle Kanada ve Avrupa Birliği’nden gelen turistler sayesinde turizm Küba ekonomisinin itici gücü haline gelmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti, Kanada, İspanya ve Hollanda Küba’nın en büyük dış ticaret partnerleridir. Madencliliğin temelini ihracat kalemleri içinde önemli bir payı olan nikel oluşturur. (dünya üretiminin % 6.4’ü). Ayrıca kobalt, demir cevheri, krom, bakır, tuz, kereste, petrol, diğer doğal kaynak ve değerlerdir.
Kişi başına düşen GSMH yaklaşık 9.900 Dolardır ve yaşam standardı hala 1990 öncesindeki seviyeye getirilememiştir. Bunun en büyük nedeni, Sovyetler Birliği tarafından yapılan hibe ve yardımların, Sovyetlerin 1991’de yıkılmasıyla birlikte kesilmesidir. Petrol konusunda en büyük destekçisi Çin’dir. Mühendis ve makina yardımı yapmaktadırlar. Ayrıca Venezuella’da Hugo Chávez’in iktidara gelmesiyle birlikte, bu ülkeyle yapılan ekonomi anlaşmaları da Küba’nın zor koşullara karşın yeni bir müttefik bulmasını ve bir ölçüde rahatlamasını sağlamıştır. Diğer dış ticaret partnerleri, Çin Halk Cumhuriyeti, Kanada, İspanya ve Hollanda’dır.

[]
1
Step 1

keyboard_arrow_leftPrevious
Nextkeyboard_arrow_right

1.Gün : HAVANA

İstanbul Havalimanı Dış Hatlar Gidiş Terminali’nde buluşup, check in işlemlerinin yapılmasının ardından saat 02.25’de Türk Havayolları’na ait TK183 sefer sayılı uçak ile Havana’ya hareket ediyoruz. 13 saat 45 dakika sürecek yolculuğumuzun ardından yerel saat ile 08.10’da Havana Uluslararası Jose Marti Havalimanı’na varıyoruz. Alanda bizleri bekleyen özel aracımız ile şehir turuna başlıyoruz. Gezimiz esnasında UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Havana Eski Kenti,  Malecon Bulvarı, Devrim Meydanı, Colomb Mezarlığı, Miramar, Atatürk Heykeli, ve kenti kuşbakışı olarak izleyebileceğiniz Morro Kalesi’ni ve Che’nin Havana’da yaşadığı dönemde kaldığı evini göreceğiz. Öğle yemeğimizi Chez Merito restoranda alıyoruz. Tur sonrası otelimize transfer ve oda anahtarlarının dağıtılmasının ardından dinlenmek için serbest zaman. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.

2.Gün : HAVANA

Kahvaltının ardından Havana Turu için otelimizden hareket ediyoruz. Bu turumuza 1958 yılının sonundan Küba devrimine kadar Amerika’dan ithal edilmiş, daha sonra konulan ambargoya istinaden bir daha ülkeye sokulma şansı olmayan ve günümüzde de aktif olarak kullanılmakta olan Eski Amerikan arabaları ile başlıyoruz. Bu renkli araçlar ile Havana sokaklarında yapacağımız kısa bir gezi sonrası Küba’nın Picassos’u olarak da bilinen Jose Fuster’in, yaşadığı dönem boyunca yaptığı resimler, seramikler ve çizimler yoluyla dekore edip açık hava sergisine dönüştürdüğü mahallesini göreceğiz. Bu gezinin ardından ismini Fernando Hamel’den alan modern sanatçıların merkezi olan Hamel sokağını göreceğiz. Öğle yemeğimizi El Aljibe restoranda alıyoruz. Yemeğin ardından Batista rejimi döneminde saray olarak kullanılmış, devrim sonrasında da halkın hizmetine müze olarak açılan Devrim Müzesini gezeceğiz. Küba’nın en büyük müzesi olan Devrim Müzesinde, Küba bağımsızlık savaşı ve Küba Devrimi dönemlerinden kalma silahları, fotoğrafları ve eşyaları görebileceğiz.  Tur sonrası otelimize dönüyoruz. 19.30 civarı otelimizden akşam yemeğini alacağımız El Floridita restorana hareket edilecek. Yemeğin bitiminden sonra konaklama otelimizde.

3.Gün : HAVANA – SANTA CLARA – TRINIDAD
Kahvaltı sonrası Küba Devrim’inin en önemli cephesi olan ve Che’yi efsaneleştiren Villa Santa Clara şehrine doğru yola çıkacağız. Öğle yemeğimiz sonrasında şehir turumuzda, devrimin önemli liderleri efsanevi Comandante Che Guevara tarafından ele geçirilen ve Batista ordularının neredeyse tüm cephanesini taşıyan zırhlı tren müze parkını, savaşın en ateşli kısmının geçtiği, bugün bile eski Hilton Oteli’nde kurşun izlerinin görüldüğü Parque Vidal’i görüp o günleri daha yakından hissedeceğiz. Küçük bir gerilla grubunun başında iken 9 Ekim 1967’de Bolivya’da yaralı olarak yakalanıp infaz edilen ve 30 yıl sonra cesedi getirilerek defnedilen Che Guevera’nın Mozolesini ve “El Che” nin ünlü veda mektubunun çivi yazısı ile yazılı olduğu anıtı ile heykelini göreceğiz. Santa Clara gezimizden sonra Trinidad’a doğru yola çıkıyoruz. Trinidad’a varışın ardından otelimize yerleşiyoruz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.

4.Gün : TRINIDAD

Kahvaltı sonrası UNESCO tarafından koruma altında alınmış olan Trinidad şehrini yakından tanıyacağız. 18.-19. yüzyıllar arasında şeker üretimiyle zenginleşen, günümüze kolonyal dönem mimarisi örnekleri ile gelmiş olan bu sevimli ve rengarenk şehrin taş sokaklarında  yürürken eski zamanlara yolculuk yaptığımızı hissedecek, Trinidad’a has limon suyu, bal ve Küba Rom’unun karışımından oluşan Canchanchara’yı içerek serinleyeceğiz. Yerel mimariyi yansıtan Palacio Cantero  (Kantero Sarayı) Şehir Müzesi ve Katedrali ziyaret edeceğiz. Birbirinden renkli satış standlarında hediyelik eşyalar satın alabiliriz. Öğle yemeği Jigue restoranda. Yemeğimizin ardından Trinidad sokaklarını gezmek ve şehrin Arnavut kaldırımlarının tadını çıkartmak için serbest zamanımız olacak. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde. Dileyen misafirlerimiz, Trinidad şehir merkezine gidebilirler, Trinidadlıların eğlendikleri gibi açık hava diskoteğinde dans edebilir veya romantiklere yönelik, Casa de la Trova’da canlı müzik dinleyebilirler.

5.Gün : TRINIDAD – CIENFUEGOS – VARADERO

Sabah otelde alacağımız kahvaltı sonrası, Küba’nın en güzel şehirlerinden olan Cienfuegos’a doğru yola çıkıyoruz. Öğlen yemeğimizi Cienfuegos’ta yiyoruz. Yemek sonrası, 1819 yılında Fransız yerleşimciler tarafından kurulmuş olan, 2005 yılında UNESCO tarafından koruma altına alınmış bu güzel şehir Cienfuegos’u geziyoruz. Jose Marti Parkını çevreleyen Tomas Terry Tiyatrosunu, Colegio de San Lorenzo devlet dairelerini göreceğiz. Şehri gezdikten sonra Varadero’ya doğru yola çıkıyoruz. Keyifli bir yolculuk sonrası Varadero’ya varış ve oda anahtarlarının dağıtılmasının ardından serbest zaman. Herşey dahil otelimizin barlarında rom veya mojitolarımızı yudumlayabilir, enfes kumsalda denize girebiliriz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.

6.Gün : VARADERO – HAVANA

Kahvaltının ardından check out işlemlerini tamamlayıp Havana’ya doğru yola çıkıyoruz ve yol üzerinde son 20 yılını Küba’da geçiren ünlü yazar Ernest Hemingway turuna katılıyoruz. Havana’ya 20 dakika uzaktaki küçük bir Küba balıkçı köyü olan;  ünlü romanı “İhtiyar Balıkçı ve Deniz”i yazdığı ve yazarın öğlen yemeklerini yediği Cojimar köyüne gideceğiz. ‘’Çanlar Kimin için çalıyor ‘’ romanından kazandığı para ile aldığı, Muhteşem La Vigia çiftliğindeki evi La Finca’yı, bugün Hemingway müzesini olarak kullanılan evini gezeceğiz. Öğle yemeğini Las Terrezas restoranında alacağız. Turun bitiminde Havana’ya geri dönüyoruz ve serbest zaman kullanıyoruz. Akşam yemeğimiz serbest. Bu akşamımızda dileyen misafirlerimiz serbest olarak  Bueno Vista Social Club gösterisine gidebilirler. Yemekli veya yemeksiz program için önceden rezervasyon yaparak grup halinde gidebiliriz. Konaklama otelimizde.

7.Gün : HAVANA

Kahvaltının ardından Vinales Vadisi ve Pinar del Rio turumuz için hareket ediyoruz. UNESCO Dünya Mirası listesinde bulunan ve dünyaca ünlü Küba purolarının tütünlerinin yetiştiği Vinales Vadisi’ne hareket ediyoruz. Yaklaşık 3 saat sürecek yolculuğumuzun ardından Vinales Şehir merkezini, tütün tarlalarını, yerel tütün çiftliğini ziyaret ediyoruz. Turumuzun devamında vadinin ortasında bulunan restoranda öğle yemeğimizi alıyoruz. Daha sonra Pinar del Rio’ya hareket ederek Küba purolarının resmi olarak üretildiği fabrikalarda puro yapımını ve kültürünü yakından tanıyacağız. Dileyen misafirlerimiz burada orijinal Küba purolarını satın alabilirler. Günün sonunda Vinales Vadisi’nin tamamına hakim bir manzaraya sahip tepede içeceklerimizi yudumladıktan sonra Havana’ya geri dönüyoruz. 19.30 civarı otelimizden akşam yemeğini alacağımız La Fontana restorana hareket edilecek. Yemeğin bitiminden sonra konaklama otelimizde

8.Gün : HAVANA – ISTANBUL

Sabah erken alacağımız kahvaltımızın ardından dönüş yolculuğumuz için Havana Jose Marti havaalanına hareket ediyoruz. Check in ve pasaport işlemlerinin ardından saat 09.30’daki uçuşumuzla ertesi gün yerel saatle 10.00’da İstanbul havalimanına varıyoruz. Turumuzun sonu.