Yurt Dışı – Uzun Turlar | KÜBA KÜLTÜR TURU (20-27 Ekim)
{"slide_to_show":"1","slide_to_scroll":"1","autoplay":"true","autoplay_speed":"3000","speed":"300","arrows":"true","dots":"true","loop":"true","nav_slide_column":5,"rtl":"false"}

Tur Kodu : NVT-YD-7

Sezon : 2018

Tur Tarihleri :

20-27 Ekim

2.350 Euro

Bu Turu Değerlendir

Rezervasyon Yap

19/20 Ekim Cuma/Cumartesi : İSTANBUL-HAVANA
Saat 22.30’da Atatürk havalimanında buluşma. Check in ve pasaport işlemlerinden sonra Türk Hava Yolları’nın TK 183 sefer sayılı uçuşuyla saat 01.40’da Havana’ya hareket.  Geceyi uçakta geçiriyoruz.

20 Ekim Cumartesi : HAVANA
Yaklaşık 14 saatlik uçuşla yerel saatle 07.50‘de Havana’ya varış. Havana merkezindeki otelimize transfer. Check in mümkün olursa check in yapıyor, aksi halde bavullarımızı bırakarak doğruca Havana şehir gezimize başlıyoruz.

Göreceğimiz yerler, Miramar bölgesi, Art Deko ve modern mimari ile karışık Vedado bölgesi, kolonyal mimari tarzında düzenlenmiş Plaza de Armas, Plaza de la Catedral, Plaza Vieja ve Plaza de San Francisco de Asis gibi görkemli meydanlar yürüyerek görülecek ve eski sokaklar gezilecek. Tur sırasında kendimizi zamanda yolculuk yapmış gibi hissedeceğiz. La Bodeguita del Medio ve Floridita Bar, ünlü yazar Ernest Hemingway’i hatırlatacak… Tıpkı Hemingway’in yaptığı gibi kısa bir mola vererek Mojito içebiliriz. Tur sırasında Tarihi Havana şehrini ve limanı panoramik olarak gören Morro kalesine gidecek ve burada bulunan La Divina Pastora restoranda öğlen yemeği yiyeceğiz. Unesco’nun koruma altına aldığı Eski Kent, adeta canlı bir müze gibidir. Gezimiz sırasında, Devrim Meydanı’nı, Devrim Müzesi’ni, katedral ve katedral meydanını, Obispo caddesini, Atatürk büstünü, Rom müzesini de göreceğiz. Yağlı boya tabloları ve el işlerini Almacenes San Jose pazarından satın alabiliriz.. Akşamüstü otelimize dönüş. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.

21 Ekim Pazar : HAVANA
Sabah kahvaltısından sonra San Francisco de Paula kasabasına giderek buradaki geniş bir botanik bahçesi içinde yer alan Ernest Hemingway evini ziyaret ediyoruz. Müze haline getirilmiş olan evi gördükten sonra, ünlü yazarın ‘İhtiyar Adam ve Deniz’ adlı romanına esin kaynağı olan Cojimar balıkçı köyüne gidiyoruz. Burada köylülerin kendi aralarında para toplayarak yazar için yaptırdıkları büstünü görüyor ve yazarın en sevdiği yerlerden olan ‘La Terraza’ restoranda öğle yemeği yiyoruz. Buradaki resim atölyelerinden yağlıboya tablolar alabiliriz. Daha sonra Havana’ya dönüyoruz. Yolda bir rom fabrikası ziyaret edebilir ve rom üretimi hakkında bilgi alabilir ve rom satın alabiliriz. Havana’ya varışın ardından serbest zaman kullanabiliriz. Fotoğraf çekmek ve görmediğimiz yerleri görmek için fırsatımız var. Akşam yemeğimizi otel dışında Paladar adı verilen yerel ailelerin işlettiği ve gerçek Küba mutfağını tadabileceğimiz otantik restoranlardan birinde yiyeceğiz. Yemekten sonra istek üzerine Buena Vista Social Club Show’una gidebiliriz. (turumuz tarihinde gösteri varsa) Konaklama Havana’daki otelimizde.

22 Ekim Pazartesi :  HAVANA-TRİNİDAD
Sabah kahvaltımızdan sonra bavullarımızla birlikte otelimizden ayrılıyor ve Trinidad’a doğru yola çıkıyoruz. Yolumuz üstünde Cienfuegos şehrinde kısa bir mola veriyoruz. 19. Yüzyılın en canlı ticaret limanı ve kültür merkezi olan bu kentte şehir meydanını, Malecon Bulvarını ve ünlü tenor Caruso’nun sahneye çıkmış olduğu tarihi Tomas Terry tiyatrosunu göreceğiz. Ardından yaklaşık bir saatlik bir yolculukla Küba’nın kolonyal tarihini en iyi yansıtan pitoresk şehri Tinidad’a varıyoruz. Tinidad’da tarihi şehir merkezini yürüyerek geziyor, kolonyal mimariyi, rengarenk evleri, güzel meydanları, şehir meydanındaki katedrali ve Cantero Sarayı’nı ve buradaki kent tarihi müzesini görüyoruz. Öğle yemeğini yerel bir restoranda yiyor ve Afro-Cuban müziği yapılan bir mekanda yerel içki Canchanchara içerek keyifle müzik dinliyoruz. Daha sonra konaklayacağımız yerel mimariyi yansıtan Trinidad evlerine (Casa Particular) check in yapıyor ve bu rengarenk kentin sokaklarını, evlerini keşfetmek için serbest zaman kullanıyoruz. Akşam yemeğimiz yine yerel evlerde hizmet veren spesiyal bir restoranda enfes Küba yemekleriyle. Yemekten sonra Küba müziğiyle dans edebileceğimiz bir lokal olan “Casa de la Trova”ya gidebiliriz. Konaklama “Casa” mızda.

23 Ekim Salı : TRİNİDAD
Trinidad’da Casa’mızda alacağımız sabah kahvaltımızdan sonra tam gün programımız şöyle olacak: Kolonyal dönemde Küba’nın şeker kamışı tarımı yapılan en önemli bölgelerinden olan ve bugün UNESCO Dünya Miras Listesi’ne dahil olan “Valle de los Ingenios” vadisine bir gezi yapacağız. Önce buharlı trenle kısa bir yolculuk yapacağız. (eğer gezimiz tarihinde buharlı tren işlemezse, bu geziyi otobüsle yapabiliriz). Gezeceğimiz bölge, artık hemen hemen kaybolmuş olan bu sanayi kolunun anılarıyla dolu. Eski şeker fabrikası kalıntıları, depolar, köle barınakları, toprak ağalarının malikaneleri ve bunların kalıntıları, bu peyzajın parçalarını oluşturuyor. Manzarayı daha iyi görebilmek için, eskiden de tarlalarda çalışan köleleri gözetlemek için kullanılan yüksek kule Managa Iznaga’ya çıkacağız. Zaman uygun olursa buradaki restoranda yemek de yiyebiliriz. Öğleden sonra Trinidad’a dönüyoruz. Öğleden sonra Trinidad’ın sahil kesimine gidiyor ve enfes kumsalın ve berrak denizin tadını çıkarma imkanı buluyoruz. Şehirde kalıp, fotoğraf çekmek veya şehri kendi başlarına keşfetmek isteyenler dilerlerse kalabilirler. Sahildeki tatil otellerinden birinin kumsalından ve duşlarından yararlanabiliriz. Akşamüstü Trinidad’a dönüş. Akşam yemeğimiz yine yerel bir restoranda. Yemekten sonra yine kendimizi müzik ve dansın ritmine bırakabiliriz. Konaklama Casa’mızda.

24 Ekim Çarşamba : SANTA CLARA-HAVANA
Sabah kahvaltısından sonra bavullarımızla evlerimizden ayrılıyor ve Santa Clara’ya doğru yola çıkıyoruz. Kısa bir yolculukla varışın ardından şehir gezimize başlıyoruz. Burada önce, devrim kahramanı Ernesto Che Guevara’nın gerilla arkadaşları ile beraber ebedi uykusuna yattığı, turumuzun heyecanla beklenen kısmı Che Anıt Mezarı ve Müzesi ziyareti yapılacak, sonra da Che’nin kahramanlık öyküsünün yazıldığı mekan olan Tren Blindado’ya gidilecek. Öğle yemeğimizden sonra yola devam ediyor ve akşamüstü Havana’ya varıyoruz. Otelimize yerleşme, akşam yemeği ve konaklama. Akşam yemeğinden sonra serbest olarak ünlü Tropicana Show’u izlemeye gidebiliriz. Konaklama Havana’daki otelimizde.

25 Ekim Perşembe : HAVANA-VİNALES VADİSİ-PİNAR  DEL RİO-HAVANA
Sabah kahvaltımızdan sonra tam gün Viñales vadisine ve Pinar del Rio’ya günübirlik harika bir gezi yapacağız. Bu günümüzde Küba’nın tütün ve puro üretimini yakından tanıyacağız. Tam gün olarak yapılacak turumuzda önce tütün tarlalarını gezecek, tütünün nasıl  yetiştirildiği hakkında bilgilendirilecek ve sonra da Pinar del Rio’daki Puro Fabrikası’nı ziyaret edeceğiz. Los Jazmines tepesinden Viñales Vadi manzarası seyrettikten sonra öğle yemeğini El Palenque restoranında yiyeceğiz. Cueva del Indio mağarasının içindeki nehri sandalla gezerek geçtikten sonra, Mural de la Prehistoria’da inanılmaz güzel bir doğa içinde, sanatçı Leovigildo tarafından çizilmiş ve yeryüzünde yaşamın ve  insanlığın evrimini sembolize eden devasa bir yağlı boya tablo manzarası bizleri bekliyor. Akşamüstü Havana’ya geri dönüyoruz. Akşam yemeği ve konaklama Havana’daki otelimizde. (Dileyenler akşam yemeğinden sonra bir gece kulübüne veya gece boyu yaşamın devam ettiği şehrin açık alanlarındaki kafe ve barlara gidebilirler)

26 Ekim Cuma : HAVANA
Bu günümüzü Havana’yı kendi başımıza keşfetmek için dilediğimiz gibi kullanabiliriz. Rehberimizin önerileri doğrultusunda dilersek münferit olarak, gerekse grup olarak, daha önce görmediğimiz şehir bölgelerini ve müzeleri görebilir, son alışverişlerimizi yapabiliriz. Gezi önerileri: Dünyanın en zengin sanat koleksiyonlarından birine sahip olan Güzel Sanatlar Müzesi, Malecon adlı sahil yolunda klasik Amerikan arabalarıyla gezi, eski şehrin canlı ara sokaklarında yürüyerek kaybolmaca, puro ve rom alışverişi, vb….

27 Ekim Cumartesi : HAVANA-İSTANBUL
Sabah saat 06.30’da havaalanına transfer oluyoruz. Check in ve pasaport işlemlerimizin ardından THY’nin TK 183 sefer sayılı uçuşuyla saat 09.20’de İstanbul’a hareket ediyoruz. Yaklaşık 16 saatlik bir uçuşla 28 Ekim Pazar sabahı saat 09.00’da İstanbul’da oluyoruz. Turumuzun sonu. (Dönüş uçuşunda Caracas’da 1-1,5 saatlik kısa bir duraklamamız olacaktır.)

TUR FİYATI :

İki kişilik odada bir kişi :  2 350 Euro

Tek kişilik oda farkı       :      390 Euro  

 

Fiyata dahil olan hizmetler:

  • THY’nın belirtilen uçuşlarında ekonomi sınıfı uçak bileti ve tüm alan vergileri (şu anda ilan edilen fiyat üzerinden; THY bilet fiyatında artış yaparsa, bu fiyata yansıtılacaktır.)
  • Tüm tur boyunca grup büyüklüğüne uygun araçla programdaki tüm geziler (25 kişiden küçük gruba 34 kişilik, 26 kişiden itibaren 44 kişilik otobüs ile)
  • Havana’da 5 yıldızlı otelde 5 gece oda-kahvaltı konaklama, Trinidad’da yerel Küba evi “Casa” larda 2 gece oda-kahvaltı konaklama
  • Havana’da otelde 2 akşam yemeği, Trinidad’da “Paladar” adı verilen özel restoranlarda bir akşam yemeği (alkollü ve alkolsüz içecekler hariç), Havana’da dışarıda bir akşam yemeği
  • Tüm tur boyunca İngilizce konuşan Küba’lı profesyonel rehber refakati ve Türkiye’den profesyonel Türk rehber refakati
  • Programdaki tüm geziler, müze ve ören yeri giriş ücretleri
  • 6 öğlen yemeği (öğlen yemeğinde kişi başı bir bira veya soft içecek)
  • NOVITAS Turizm gezi bilgi kitapçığı
  • NOVITAS Turizm seyahat sırt çantası ve bavul isimliği
  • Yurtdışı seyahat sigortası (iptal teminatlı) 70 yaş üstüne sürprim uygulanır.

Not:  Acentamız, THY ile müşterilerimiz arasında aracı konumundadır. Havayollarının bu parkurda yapacağı herhangi fiyat değişikliği, tarife ve saat değişikliği havayolunu bağlamaktadır ve acentamız hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir.

Trinidad’da kalınacak olan “özel ev”ler, yerel kolonyal mimaride yapılmış ve ailelerin kendi yaşam tarzına uygun evlerdir, ancak turistlerin konaklaması için uygun hale getirilmiştir ve gerekli konforu sunmaktadır. Bu evler en fazla 2-3 odada konaklama imkanı sunduğu için, grup aynı bölgede ve birbirine çok yakın olan 2-3 eve bölünecektir.

Fiyata dahil olmayan hizmetler:

  • Yurtdışı çıkış harcı
  • Programda belirtilmeyen geziler ve müze girişleri
  • Her türlü bahşişler
  • 3 akşam yemeği
  • Yemeklerde alınacak içkiler (öğlen yemeklerinde kişi başı bir içecek dahildir)
  • Vize ücreti (yeşil pasaporta vize uygulanmamaktadır)
  • Gerekli durumda sigorta sürprimi

TUR İPTAL ŞARTLARI:

  • Tur başlangıcına 60 gün kalana kadar yapılan iptallerde:  Yatırılmış olan tur bedelinin tamamı iade edilir.
  • Tur başlangıcına 60-30 gün kalana kadar yapılan iptallerde:  Yatırılmış olan tur bedelinin %50’si iade edilir. Ceza olarak kesilen %50 için geçerli iptal nedenleri varsa sigorta devreye girer.
  • Tur başlangıcına 30 gün kalana kadar yapılan iptallerde:  Yatırılmış olan tur bedelinin tamamına   ceza uygulanır. Herhangi bir iade yapılmaz. Ceza olarak kesilen bedel için geçerli iptal nedenleri  varsa sigorta devreye girer.

Bu tura giderken, mevsimlik giysiler ve ince ceketler önerilir. Akşamları için kalın olmayan rüzgarlık, mont, şal veya yün hırka alabilirsiniz. Yağmur mevsimi Mayıs ile Ekim arası olmakla beraber, yanınıza ihtiyaten ince bir yağmurluk veya şemsiye almanızı öneririz.

Denize girmek için birkaç saat vaktimiz olacaktır, isterseniz yanınızda mayo getirebilirsiniz..

Küba, sağlık konusunda son derece gelişmiş olup, sağlık kuruluşlarında en ileri hizmetler verilmektedir. Ancak devamlı kullandığınız ilaçlarınız ya da alerji vb. bir hastalığınız varsa,  yeterli miktarda ilacınızı yanınıza almanızı tavsiye ederiz. Küba’ya girişte herhangi bir aşı zorunluluğu yoktur.

 

KÜBA GENEL BİLGİLER

Coğrafi  Konum

Küba, Karayipler’deki en kalabalık ülkedir. Halkı, kültürü ve gelenekleri, bölge yerlileri Taíno ve Ciboney ulusları, İspanyol sömürgeciliği, Afrikalı kölelerin gelişi ve Amerika Birleşik Devletleri’yle ilişkileri gibi pek çok değişik kaynaktan gelir. Ada, etrafındaki sular tarafından ılıklaştırılmış bir tropikal iklime sahiptir. Aynı zamanda Karayip Denizi’nin sıcak suları ve adanın Meksika Körfezi’nin karşısında olması adayı kasırgalara açık hale getirmiştir. 1232.5 km uzunluğundaki Küba Adası yeryüzündeki en büyük 13. adadır. ABD’ye 180, Meksika’ya 210 ve Cayman Adaları’na 240 km uzaklıktadır. Ülkenin ikinci büyük adası Juventud adasıdır. En yüksek noktası Turquino Doruğu’dur (2005 m). Toplam kara yüzölçümü 110,861 km²’dir. Yıllık ortalama sıcaklık 26 °C’dir. İki mevsimle belirlenen yarı tropikal bir iklime sahiptir. Eylül – Ekim ayları arasında görülen kasırgalar bazen büyük yıkımlara yol açmaktadır.

Tarih

Kolomb Öncesi: Küba’nın ilk sakinleri Güney Amerika’dan adaya gelen Guanahatabey ve Kiboni Yerlileriydi. Adaya daha sonra yerleşen Taynolar (Antil Aravakları) çömlek ve alet yapımında belirli bir düzeye ulaşmış tarımcı ve barışçıl bir halktı. İspanyolların adada ilk koloniyi kurduğu sırada çoğunluğunu Taynoların oluşturduğu yerlilerin sayısı 80-100 bin dolayındaydı.

Sömürge Dönemi: Kristof Kolomb’un birinci yolculuğunda keşfederek  (Ekim 1492) İspanyol toprağı ilan ettiği Küba’da ilk kalıcı yerleşim 1511’de kuruldu. Sömürgecilerin baskı ve sömürüsü, salgın hastalıklar, açlık ve göçler yerli nüfusunu 5 bine kadar düşürdü. 18. yy’ a girilirken bölgede sağlanan barış ve düzenle birlikte sömürgenin nüfusu 50 bine ulaştı. İspanya’dan düzenli gemi seferlerinin başlaması Havana’nın ticari ve stratejik önemini artırdı. Bu arada hayvancılığın, tütün ve şekerkamışı üretiminin artırılması ve işgücü için Afrika’dan çok sayıda köle getirilmesi adada köklü bir değişim yarattı. 1865’de köle ticaretinin sona ermesiyle ortaya çıkan işgücü açığını kapatmak için adaya sözleşmeli işçi olarak Meksika yerlileri ve Çinliler getirilmeye başlandı.

19. yy’ın sonlarından itibaren İspanya’nın şeker üretimi ve ihracatı için gerekli işgücü, sermaye, makine, teknik beceri ve pazarları sağlamada yetersiz kalması Küba’yla olan siyasi ve iktisadi bağlarının giderek zayıflamasına yol açtı. Bu ortamda ABD’li işadamları şeker üretiminde ve ticaretinde güç kazanmaya başladı. İspanyolların adada gelişen özerklik talebine ödün vermemesi ve vergileri daha da artırması, On Yıl Savaşı’nın (1868 – 1878) başlamasına neden oldu. Sonunda İspanya Zanjon Sözleşmesi’yle (1878) siyasal ve ekonomik reformlar yapmaya söz verdi. Adada sağlanan barış ortamı ekonomik bunalımın derinleşmesi yüzünden uzun süreli olamadı. 1895’te sürgündeki Kübalı şair ve gazeteci Jose Marti, sürgündeki siyasi örgütleri bir araya getirerek gerilla taktiklerine dayanan bağımsızlık savaşını başlattı. Buna karşı İspanya adaya 200 bin asker çıkardı. Savaş ortamının adadaki şeker üretimini durma noktasına getirmesi üzerine ada ekonomisinde etkin durumda olan Amerika Birleşik Devletleri, Havana limanında demirli Maine Gemisi’nin batırılmasını bahane ederek İspanya’ya savaş açtı.

Sözde Bağımsızlık’: İspanya’nın yenilgisinin ardından imzalanan Paris Antlaşması çerçevesinde öngörülen Küba’nın bağımsızlığı 1 Ocak 1899’da Amerika Birleşik Devletleri işgali altında yürürlüğe girdi. Küba Devleti’nin siyasal ve ekonomik çerçevesini belirleyici önlemler alan Amerika Birleşik Devletleri, Küba’nın iç ve dış ilişkilerinde söz sahibi olma ve Guantanamo Koyu’nda bir deniz üssü kurma hakkını aldıktan sonra birliklerini adadan çekti. (1901) İkinci Amerika Birleşik Devletleri müdahalesinden (1909) sonra seçimleri kazanan liberallerin adayı Jose Miguel Gomez döneminde rüşvet, yolsuzluk ve sosyal adaletsizlik üzerine kurulu bir yönetim biçiminin yolunu açtı. Özellikle Afrika kökenli Kübalıların siyasal haklar ve daha iyi iş olanakları için giriştiği eylemler sert biçimde bastırıldı. Gomez’le birlikte örtülü bir diktatörlüğe dönüşen cumhurbaşkanlığı çoğu kez hileli seçimler ve askeri baskı yoluyla ele geçirilen bir makam durumuna geldi. 1933’te Amerika Birleşik Devletleri’nin desteğiyle Gerardo Machado’yu deviren Fulgencio Batista, en ünlü diktatör olarak uzun yıllar Küba yönetimine damgasını vurdu. Batista zamanında tarım ve hayvancılığın yanı sıra turizm ve kumarhane işletmeciliği de önemli bir gelir kaynağı haline geldi. Buna karşı işsizlik oranının yükselmesi, nüfusun büyük çoğunluğunun yoksulluk içinde kalması ve ekonominin giderek daha da dışa bağlanması Batista yönetimine karşı etkin bir muhalefetin doğmasına yol açtı.

Devrim ve sonrası: 1950’lerde komünist rejimi ele alan gruplardan birine liderlik eden Fidel Castro, Moncada Kışlası’na düzenlediği başarısız  baskından (1953) dolayı bir süre hapis yattı. Daha sonra Meksika’ya giden Castro 1955’te 26 Temmuz Hareketi’ni başlattı. Arjantinli devrimci Che Guevara’nın da yer aldığı örgütün Aralık 1956’da Küba’da başlattığı gerilla hareketi, zamanla öteki gruplardan da destek alarak Batista’ya bağlı birliklere önemli darbeler indirdi. 1 Ocak 1959’da diktatör Fulgencio Batista’nın Küba’yı terketmesinin ardından Fidel Castro’ya bağlı bin kişilik bir kuvvetin Havana’ya girmesiyle devrim yönetimi başladı. İktidara geldikten sonra köklü toprak reformu gibi adımlarla geniş bir kesimin desteğini kazanan Fidel Castro, ittifak kurduğu Küba Sosyalist Halk Partisi ile birlikte yönetime ağırlığını koydu. Toprak kamulaştırmalarından zarar gören Amerika Birleşik Devletleri şirketlerinin baskısıyla Amerika Birleşik Devletleri yönetiminin uygulamaya başladığı iktisadi ambargo ve bunu izleyen Domuzlar Körfezi Çıkarması, Castro’nun SSCB ile yakın bir ilişkiye girerek sosyalist bir çizgiye yönelmesini hızlandırdı. Ertesi yıl Küba’ya yerleştirilen Sovyet füzeleri yüzünden patlak veren Ekim Füzeleri Bunalımı’nda Sovyet lideri Nikita Kruşçev’in geri adım atması Küba’nın SSCB ile olan ilişkilerini bir ölçüde bozdu. 1960’larda Amerika Birleşik Devletleri baskısı yüzünden artan askeri harcamalar ekonomide sarsıntıya yol açtı. Aynı dönemde Küba, Latin Amerika’daki devrimci hareketlere verdiği destekten dolayı diplomatik yalnızlığa itildi.

1970’lerde ekonomide başlayan düzelme ile birlikte parti ve devlet istikrarlı bir yapıya kavuşturuldu. Bu arada Castro’nun yönetimdeki etkinliği de pekiştirildi. 1979 – 1982 arasında Bağlantısızlar Hareketi’nın dönem başkanlığını yürüten Küba’nın SSCB ile olan ilişkileri doğrultusunda Angola ve Etiyopya’ya asker göndermesi, bağlantısız bir ülke olan Afganistan’ın SSCB tarafından işgal edilmesine tepkisiz kalması Üçüncü Dünya’da bazı tepkilerle karşılaşmasına yol açtı. 1980’de Kübalı rejim muhaliflerine Amerika Birleşik Devletleri’ye gitme izninin verilmesinden sonra göç eden 120 bin Kübalı arasında adi suçluların ve akıl hastalarının bulunması ve Amerika Birleşik Devletleri’nin Grenada’ya müdahalesi iki ülke arasındaki ilişkileri daha da gerginleştirdi. 1990’da Doğu Bloku’nu saran değişim dalgası siyasi olarak Küba’yı etkilemedi.

Soğuk Savaş sonrası: Soğuk Savaş sonrasında kesilen Sovyet yardımı yüzünden iktisadi bir açmaza sürüklenen Küba, turizm yatırımlarına yöneldi ve kısıtlı da olsa özel yatırımlara izin verildi. Yine bu dönemde Amerika Birleşik Devletleri ile olan ilişkilerde kısıtlı bir iyileşme görüldü. 1990’ların sonlarından itibaren Çin Halk Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği’ne yakınlaşan Küba, Latin Amerika’da da (özellikle Venezuela ve Bolivya) yeni müttefikler buldu. 31 Temmuz 2006’da Fidel Castro başkanlık görevlerini kardeşi Raul Castro’ya devretti ve 19 Aralık 2007’de koltuğunu bıraktı. Küba, devrim sonrasında hızlı bir yapılanma dönemi geçirmiştir.

Küba Halkı

Küba’nın oldukça karmaşık bir yapı gösteren nüfusu, geçmiş yüzyıllarda adaya değişik etnik toplulukların yerleşmesinin ürünüdür. Kolomb öncesi dönemde sayıları 80-100 bin arası olan ada yerlilerinden, günümüzde yalnızca adanın doğu ucunda yaşayan birkaç aile kalmıştır. Küba nüfusunun % 51’i Mulattolar (Avrupalı ve Afrikalıların karışımı), % 37’si beyazlar, % 11’i siyahlar ve % 1’i de Çinlilerden oluşur. Çinli nüfus 19. yy’da demiryolu ve maden işleri için adaya getirilen Çinlilerin torunlarıdır. Doğum oranı 11.6/1000’dir.


Küba Ekonomisi

Küba ekonomisi sosyalist ilkelere dayanan devlet kontrollü bir planlı ekonomidir. Son yıllarda özel sektör yatırımları artmakla beraber üretim araçlarının büyük bir kısmı devlet tarafından işletilir. 1992’de dış ticaretinin % 80’ini gerçekleştirdiği ve tarım üretimi için gereken sübvansiyonların sağlandığı SSCB’nin çöküşünden sonra oluşan depresif dönemden sonra tarımdan sanayiye geçmiştir. Aynı zamanda (özellikle Pinar del Rio’dan) iç göçler başlamıştır. İş gücünün % 21’inin çalıştığı tarım sektöründe şekerkamışı, tütün, turunçgil, kahve ve pirinç önemli üretim ve ihracat kalemlerindendir. Sosyalist rejimde özellikle önem verilen balıkçılık ve hayvancılık yine önemli üretim kalemlerinden biridir. Turizm son yıllarda yeniden eski canlılığını kazanmıştır. Özellikle Kanada ve Avrupa Birliği’nden gelen turistler sayesinde turizm Küba ekonomisinin itici gücü haline gelmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti, Kanada, İspanya ve Hollanda Küba’nın en büyük dış ticaret partnerleridir. Madencliliğin temelini ihracat kalemleri içinde önemli bir payı olan nikel oluşturur. (dünya üretiminin % 6.4’ü). Ayrıca kobalt, demir cevheri, krom, bakır, tuz, kereste, petrol, diğer doğal kaynak ve değerlerdir.
Kişi başına düşen GSMH yaklaşık 9.900 Dolardır ve yaşam standardı hala 1990 öncesindeki seviyeye getirilememiştir. Bunun en büyük nedeni, Sovyetler Birliği tarafından yapılan hibe ve yardımların, Sovyetlerin 1991’de yıkılmasıyla birlikte kesilmesidir. Petrol konusunda en büyük destekçisi Çin’dir. Mühendis ve makina yardımı yapmaktadırlar. Ayrıca Venezuella’da Hugo Chávez’in iktidara gelmesiyle birlikte, bu ülkeyle yapılan ekonomi anlaşmaları da Küba’nın zor koşullara karşın yeni bir müttefik bulmasını ve bir ölçüde rahatlamasını sağlamıştır. Diğer dış ticaret partnerleri, Çin Halk Cumhuriyeti, Kanada, İspanya ve Hollanda’dır.

[]
1
Step 1

Previous
Next

19/20 Ekim Cuma/Cumartesi :  İSTANBUL-HAVANA
Saat 22.30’da Atatürk havalimanında buluşma. Check in ve pasaport işlemlerinden sonra Türk Hava Yolları’nın TK 183 sefer sayılı uçuşuyla saat 01.40’da Havana’ya hareket.  Geceyi uçakta geçiriyoruz.

20 Ekim Cumartesi : HAVANA
Yaklaşık 14 saatlik uçuşla yerel saatle 07.55‘de Havana’ya varış. Havana merkezindeki otelimize transfer. Check in mümkün olursa check in yapıyor, aksi halde bavullarımızı bırakarak doğruca Havana şehir gezimize başlıyoruz. Göreceğimiz yerler, Miramar bölgesi,
Art Deko ve modern mimari ile karışık Vedado bölgesi, kolonyal mimari tarzında düzenlenmiş Plaza de Armas, Plaza de la Catedral, Plaza Vieja ve Plaza de San Francisco de Asis gibi görkemli meydanlar yürüyerek görülecek ve eski sokaklar gezilecek. Tur sırasında kendimizi zamanda yolculuk yapmış gibi hissedeceğiz. La Bodeguita del Medio ve Floridita Bar, ünlü yazar Ernest Hemingway’i hatırlatacak… Tıpkı Hemingway’in yaptığı gibi kısa bir mola vererek Mojito içebiliriz. Tur sırasında Tarihi Havana şehrini ve limanı panoramik olarak gören Morro kalesine gidecek ve burada bulunan La Divina Pastora restoranda öğlen yemeği yiyeceğiz. Unesco’nun koruma altına aldığı Eski Kent, adeta canlı bir müze gibidir. Gezimiz sırasında, Devrim Meydanı’nı, Devrim Müzesi’ni, katedral ve katedral meydanını, Obispo caddesini, Atatürk büstünü, Rom müzesini de göreceğiz. Yağlı boya tabloları ve el işlerini Almacenes San Jose pazarından satın alabiliriz.. Akşamüstü otelimize dönüş. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.

21 Ekim Pazar : HAVANA
Sabah kahvaltısından sonra San Francisco de Paula kasabasına giderek buradaki geniş bir botanik bahçesi içinde yer alan Ernest Hemingway evini ziyaret ediyoruz. Müze haline getirilmiş olan evi gördükten sonra, ünlü yazarın ‘İhtiyar Adam ve Deniz’ adlı romanına esin kaynağı olan Cojimar balıkçı köyüne gidiyoruz. Burada köylülerin kendi aralarında para toplayarak yazar için yaptırdıkları büstünü görüyor ve yazarın en sevdiği yerlerden olan ‘La Terraza’ restoranda öğle yemeği yiyoruz. Buradaki resim atölyelerinden yağlıboya tablolar alabiliriz. Daha sonra Havana’ya dönüyoruz. Yolda bir rom fabrikası ziyaret edebilir ve rom üretimi hakkında bilgi alabilir ve rom satın alabiliriz. Havana’ya varışın ardından serbest zaman kullanabiliriz. Fotoğraf çekmek ve görmediğimiz yerleri görmek için fırsatımız var. Akşam yemeğimizi otel dışında Paladar adı verilen yerel ailelerin işlettiği ve gerçek Küba mutfağını tadabileceğimiz otantik restoranlardan birinde yiyeceğiz. Yemekten sonra istek üzerine Buena Vista Social Club Show’una gidebiliriz. (turumuz tarihinde gösteri varsa) Konaklama Havana’daki otelimizde.

22 Ekim Pazartesi :  HAVANA-TRİNİDAD
Sabah kahvaltımızdan sonra bavullarımızla birlikte otelimizden ayrılıyor ve Trinidad’a doğru yola çıkıyoruz. Yolumuz üstünde Cienfuegos şehrinde kısa bir mola veriyoruz. 19. Yüzyılın en canlı ticaret limanı ve kültür merkezi olan bu kentte şehir meydanını, Malecon Bulvarını ve ünlü tenor Caruso’nun sahneye çıkmış olduğu tarihi Tomas Terry tiyatrosunu göreceğiz. Ardından yaklaşık bir saatlik bir yolculukla Küba’nın kolonyal tarihini en iyi yansıtan pitoresk şehri Tinidad’a varıyoruz. Tinidad’da tarihi şehir merkezini yürüyerek geziyor, kolonyal mimariyi, rengarenk evleri, güzel meydanları, şehir meydanındaki katedrali ve Cantero Sarayı’nı ve buradaki kent tarihi müzesini görüyoruz. Öğle yemeğini yerel bir restoranda yiyor ve Afro-Cuban müziği yapılan bir mekanda yerel içki Canchanchara içerek keyifle müzik dinliyoruz. Daha sonra konaklayacağımız yerel mimariyi yansıtan Trinidad evlerine (Casa Particular) check in yapıyor ve bu rengarenk kentin sokaklarını, evlerini keşfetmek için serbest zaman kullanıyoruz. Akşam yemeğimiz yine yerel evlerde hizmet veren spesiyal bir restoranda enfes Küba yemekleriyle. Yemekten sonra Küba müziğiyle dans edebileceğimiz bir lokal olan “Casa de la Trova”ya gidebiliriz. Konaklama “Casa” mızda.

23 Ekim Salı : TRİNİDAD
Trinidad’da Casa’mızda alacağımız sabah kahvaltımızdan sonra tam gün programımız şöyle olacak: Kolonyal dönemde Küba’nın şeker kamışı tarımı yapılan en önemli bölgelerinden olan ve bugün UNESCO Dünya Miras Listesi’ne dahil olan “Valle de los Ingenios” vadisine bir gezi yapacağız. Önce buharlı trenle kısa bir yolculuk yapacağız. (eğer gezimiz tarihinde buharlı tren işlemezse, bu geziyi otobüsle yapabiliriz). Gezeceğimiz bölge, artık hemen hemen kaybolmuş olan bu sanayi kolunun anılarıyla dolu. Eski şeker fabrikası kalıntıları, depolar, köle barınakları, toprak ağalarının malikaneleri ve bunların kalıntıları, bu peyzajın parçalarını oluşturuyor. Manzarayı daha iyi görebilmek için, eskiden de tarlalarda çalışan köleleri gözetlemek için kullanılan yüksek kule Managa Iznaga’ya çıkacağız. Zaman uygun olursa buradaki restoranda yemek de yiyebiliriz. Öğleden sonra Trinidad’a dönüyoruz. Öğleden sonra Trinidad’ın sahil kesimine gidiyor ve enfes kumsalın ve berrak denizin tadını çıkarma imkanı buluyoruz. Şehirde kalıp, fotoğraf çekmek veya şehri kendi başlarına keşfetmek isteyenler dilerlerse kalabilirler. Sahildeki tatil otellerinden birinin kumsalından ve duşlarından yararlanabiliriz. Akşamüstü Trinidad’a dönüş. Akşam yemeğimiz yine yerel bir restoranda. Yemekten sonra yine kendimizi müzik ve dansın ritmine bırakabiliriz. Konaklama Casa’mızda.

24 Ekim Çarşamba : SANTA CLARA-HAVANA
Sabah kahvaltısından sonra bavullarımızla evlerimizden ayrılıyor ve Santa Clara’ya doğru yola çıkıyoruz. Kısa bir yolculukla varışın ardından şehir gezimize başlıyoruz. Burada önce, devrim kahramanı Ernesto Che Guevara’nın gerilla arkadaşları ile beraber ebedi uykusuna yattığı, turumuzun heyecanla beklenen kısmı Che Anıt Mezarı ve Müzesi ziyareti yapılacak, sonra da Che’nin kahramanlık öyküsünün yazıldığı mekan olan Tren Blindado’ya gidilecek. Öğle yemeğimizden sonra yola devam ediyor ve akşamüstü Havana’ya varıyoruz. Otelimize yerleşme, akşam yemeği ve konaklama. Akşam yemeğinden sonra serbest olarak ünlü Tropicana Show’u izlemeye gidebiliriz. Konaklama Havana’daki otelimizde.

25 Ekim Perşembe : HAVANA-VİNALES VADİSİ-PİNAR  DEL RİO-HAVANA
Sabah kahvaltımızdan sonra tam gün Viñales vadisine ve Pinar del Rio’ya günübirlik harika bir gezi yapacağız. Bu günümüzde Küba’nın tütün ve puro üretimini yakından tanıyacağız. Tam gün olarak yapılacak turumuzda önce tütün tarlalarını gezecek, tütünün nasıl  yetiştirildiği hakkında bilgilendirilecek ve sonra da Pinar del Rio’daki Puro Fabrikası’nı ziyaret edeceğiz. Los Jazmines tepesinden Viñales Vadi manzarası seyrettikten sonra öğle yemeğini El Palenque restoranında yiyeceğiz. Cueva del Indio mağarasının içindeki nehri sandalla gezerek geçtikten sonra, Mural de la Prehistoria’da inanılmaz güzel bir doğa içinde, sanatçı Leovigildo tarafından çizilmiş ve yeryüzünde yaşamın ve  insanlığın evrimini sembolize eden devasa bir yağlı boya tablo manzarası bizleri bekliyor. Akşamüstü Havana’ya geri dönüyoruz. Akşam yemeği ve konaklama Havana’daki otelimizde. (Dileyenler akşam yemeğinden sonra bir gece kulübüne veya gece boyu yaşamın devam ettiği şehrin açık alanlarındaki kafe ve barlara gidebilirler)

26 Ekim Cuma : HAVANA
Bu günümüzü Havana’yı kendi başımıza keşfetmek için dilediğimiz gibi kullanabiliriz. Rehberimizin önerileri doğrultusunda dilersek münferit olarak, gerekse grup olarak, daha önce görmediğimiz şehir bölgelerini ve müzeleri görebilir, son alışverişlerimizi yapabiliriz. Gezi önerileri: Dünyanın en zengin sanat koleksiyonlarından birine sahip olan Güzel Sanatlar Müzesi, Malecon adlı sahil yolunda klasik Amerikan arabalarıyla gezi, eski şehrin canlı ara sokaklarında yürüyerek kaybolmaca, puro ve rom alışverişi, vb….

27 Ekim Cumartesi : HAVANA-İSTANBUL
Sabah saat 06.30’da havaalanına transfer oluyoruz. Check in ve pasaport işlemlerimizin ardından THY’nin TK 183 sefer sayılı uçuşuyla saat 09.20’de İstanbul’a hareket ediyoruz. Yaklaşık 16 saatlik bir uçuşla 28 Ekim Pazar sabahı saat 09.00’da İstanbul’da oluyoruz. Turumuzun sonu. (Dönüş uçuşunda Caracas’da 1-1,5 saatlik kısa bir duraklamamız olacaktır.)